24 Mayıs 2017 Çarşamba

ABD, kendisinin kurup kullandığı sözde İslami terör örgütü IŞİD'le mücadele bahanesi ile, yine kendisinin kurup kullandığı terör örgütü PYD/PKK’ye Suriye'de iki büyük askeri sevkiyat daha yaptı.| Akademi Dergisi

akademi dergisi, donald trump, haseke, ırak, Mehmet Fahri Sertkaya, pkk, pyd, rakka, simelka kapısı, Suriye, Terör Örgütü,

ABD, kendisinin kurup kullandığı sözde İslami terör örgütü IŞİD'le mücadele bahanesi ile, yine kendisinin kurup kullandığı terör örgütü PYD/PKK’ye Suriye'de iki büyük askeri sevkiyat daha yaptı.

Her şey bölgede varlığını bir bahane ile devam ettirmek, askeri gücünü tutmak, iyice zora düşmüş olsa da BOP çerçevesinde Esad'ı ve Suriye'yi de devirmek için...

Sevkiyatlar, ABD'nin terör örgütü PYD/PKK’yı silahlandırma politikasını Başkan Donald Trump'ın resmi kararnamesi haline getirmesinden 6 gün sonra başladı.

15 ve 20 Mayıs tarihlerinde, Irak - Suriye sınırındaki Simelka kapısından iki ayrı sevkiyatta 100 civarında tır PYD/ PKK bölgesine girdi.

Haseke'ye, ardından Rakka'nın kuzey kırsalına yönelen ve içinde çok sayıda akaryakıt tankeri de olan konvoylarda askeri zırhlı araç, iş makinası ve konteynırlara yüklü mühimmat taşındığı görüldü.

PYD/PKK'nın cephe hatlarından çekerek sosyal medya hesaplarında paylaştığı görselleri incelenmesiyle son askeri sevkiyatlara kadar örgütün elinde, ABD yapımı çoklu roket atar rampaları, 80 ve 120 milimetre havan, MK19 bomba atar, M4 Cabrine ve M16 piyade tüfekleri ile Humwee tipi askeri araçlar ve Cougar tipi zırhlı personel taşıyıcıların yanı sıra Türkiye'nin taleplerine rağmen satmaya yanaşmadığı FGM-148 Javelin tank savar füzeleri bulunduğunu tespit etmişti.

23 Mayıs 2017 Salı

ÖSO komutanı, Türkiye’nin YPG’ye karşı 10 bin kişilik bir ordu kurmakta olduğunu iddia etti. | Akademi Dergisi

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, özgür suriye ordusu, ypg, idlib, cerablus, türkiye, pkk, sputnik, suriye sorunu, menbiç, afrin, tel abyad

Türkiye’nin YPG’ye karşı “Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) mensubu 10 bin kişilik bir orduyu kurmakta olduğu” iddia edildi. Bu iddiayı yansıtan Rus haber ajansı Sputnik’e konuşan bir ÖSO komutanı ise;

➥ "Türkiye YPG'ye karşı harekat yapmak ve Cerablus'tan İdlib'e kadar olan güvenli bölgede görev almaları amacıyla Suriyelilerden oluşan bir ÖSO ordusu kuruyor. Bu çalışma 3 aydır devam ediyor” dedi.

Sputnik;

➥ “Türkiye, YPG'ye karşı ÖSO mensuplarından oluşan 10 bin kişilik bir ordu kuruyor” iddiasını yansıttığı haberinde “ÖSO kaynaklarından edinilen bilgilere göre Türkiye, PKK'nın Suriye kolu olarak gördüğü ve kendisine tehdit olarak algıladığı YPG'ye karşı bir ÖSO ordusu kuruyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin aynı zamanda “Cerablus'tan İdlib'e kadar olan bölgede güvenli bölge kurmak istediği ve bu güvenli bölgede görev almaları için bu ÖSO ordusunu oluşturduğu” savlarının aktarıldığı habere göre Sputnik'e konuşan ve eğitimde yer aldığı belirtilen bir ÖSO komutanı şunları söyledi:

➥ "Türkiye, YPG'ye karşı harekat yapmak ve Cerablus'tan İdlib'e kadar olan güvenli bölgede görev almaları amacıyla Suriyelilerden oluşan bir ÖSO ordusu kuruyor. Bu çalışma 3 aydır devam ediyor. Gaziantep ve Kilis'te Özel Kuvvetler'e bağlı Türk askerleri eğitim veriyorlar. Eğitimler 45 günlük oluyor. Suriye'nin İdlib, Halep, Şam, Hama kentlerinden Suriyeliler eğitime katılıyorlar. Gönüllü olarak bu orduda yer alıyorlar. Eğitime katılanların çoğu Türkmen ve Araplardan oluşuyor. Kürtler de var ama sayıca azlar."

Aynı komutan, "eğitimin kısa bir süre sonra sona ereceğini, kurulan ÖSO ordusunun hedefinde ilk etapta Menbiç, Afrin ve Tel Abyad olacağını" söyledi.

14 Mayıs 2017 Pazar

Suriye'deki son kimyasal saldırı tiyatrosunda bir Türkiye televizyonu şüpheli | Kimyasalları taşıyan örgüt üyesi konuştu | Akademi Dergisi

akademi dergisi, beyaz miğferliler, gerçek yüzü, gizlenen gerçekler, ılımlı muhalifler, kimyasal silahlar, Mehmet Fahri Sertkaya, suriye sorunu, türkiye, velid hindi,

Suriye Devlet Televizyonu, hazırladıkları kurgu videolarla bilinen "Beyaz Miğferliler" ile ilgili olarak, örgütün eski üyeleri olduğu iddia edilen kişiler tarafından yapılan itirafları yayımladı. Suriye Resmi Arap Haber Ajansı'nda (SANA) yer alan haberde, bir Türk televizyonunun da işin içerisinde olduğu iddia edildi.

Suriye televizyonunun dün akşam yayınladığı itiraflarda, örgütün eski üyeleri Halep’in muhtelif bölgelerinde çekimi yapılan film ve fotoğrafların hazırlanış şekline ilişkin aktarımlarda bulundu. Yapılan itiraflarda Velid Hindi isimli bir şahıs, "Beyaz Miğferliler Dostları" isimli yapıda 3 yıldan fazla bir süre faaliyet gösterdiğini belirtti. Velid bu süre boyunca "Yerel Meclis" adıyla bilinen ve "ılımlı muhalifler" adı verilen oluşumdan para aldığını ifade ederken, bu paraların Arap Körfez devletleri tarafından finanse edildiğini söyledi.

Hindi ayrıca, kendilerine kimyasal silah saldırısı yapılacağı haberinin ve kimyasal maddelerden korunmaları için özel kıyafetler verildiğini belirtti. Ardından Türkiye'ye ait bir televizyon kanalının sinema filmi çeker gibi görüntüler çektiğini söyleyen Hindi, bu görüntülerin Suriye ordusunu suçlama amacıyla kullanıldıklarını ifade etti. Görüntülerin İbrahim Hac ve Muhammed el Seyid adlarıyla bilinen kişiler tarafından çekildiğini söyleyen Hindi,; bu gibi görüntülerin hazırlanması çalışmalarında birçok kez yer aldığını da iddia etti.

"KİMYASAL MADDELERİ BEN TAŞIDIM"

İtiraflarda bulunan bir diğer isim olan İmad Abdüccevad ise, Halep’te bulunan muhaliflerin ellerinde kimyasal maddelerin bulunduğundan emin olduğunu, bu maddeleri bizzat kendisinin taşıdığını söyledi.

Abdüccevad, muhaliflerin saflarında faaliyet gösterdiği sırada bu maddeleri kamufle ettiklerini ve kendisinden bunların temizlik maddeleri olduğunu söyleyip Sükkeri Semtinden Amiriye Semtine aktarmasını talep ettiklerini ifade etti.

Bir defasında bu maddelerle yüklü 2 aracı boşaltıp üçüncüsünü boşaltırlarken kokunun kendilerini etkilediğini belirten Abdüccevat; bunun üzerine gerçekte ne olduğunu öğrenmeye çalıştıklarını söyledi. Abdüccevat, 3 araba dolusu kimyasal maddeyi bir binanın girişine bırakmalarının ardından, o maddelerin kimyasal gaz maskeleri ve özel kıyafetler giyen başka şahıslarca binanın içine taşınıp yer altında bulunan depolara saklandığını gördüklerini belirtti. 

Bu maddelerin saldırılarda kullanılan ve "cehennem topu" adı verilen mutfak tüplerine doldurulduklarını da gözleriyle gördüklerini ifade eden Abdüccevat, daha sonra bunu görenlerin tümünden silahların alındığını sözlerine ekledi.


2 Mayıs 2017 Salı

Soros'un kurduğu örgüt: YPG, PKK'nın Suriye kolu | Akademi Dergisi

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, george soros, pkk, ypg, morton abramowitz, abd, suriye, dsg, nato, iç savaş, ışid, suriye sorunu, donald trump,

Kurucuları arasında ABD'li ünlü spekülatör George Soros'un ve ABD'nin eski Türkiye Büyükelçisi Morton Abramowitz'in yer aldığı Uluslararası Kriz Grubu, YPG'nin PKK'nın silahlı Suriye kolu olduğunu ifade etti.

Odatv'nin haberine göre, Uluslararası Kriz Grubu, ABD'nin Suriye'de gerekli bir ortak şeklinde gördüğü YPG'nin aynı zamanda 'sorunlu bir ortak' olduğunu belirtti.

'DENEYİMLİ PKK'LILAR YPG İÇERİSİNDE ETKİLİ KONUMLARDA'

Kuruluşun 28 Nisan'da yayımladığı 'IŞİD ile Savaş: Rakka ve ötesine doğru' başlıklı raporda Kandil'de eğitim görmüş ve savaş koşullarında Türkiye'ye karşı savaşta yetişen PKK çekirdek kadrolarının yıllar, kimi zaman da on yıllar süren deneyimiyle YPG içindeki en etkili konumlarda bulundukları belirtildi.

'PKK'LILAR HER YÖNETİM KADEMESİNDE BULUNUYOR'

Raporda, PKK çekirdek kadrosunun bunun dışında, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) komuta zinciri içinde; YPG'nin elinde bulunan alanlardaki PYD idaresinde bulunan sivil hükümet organlarında ve bu yönetimin omurgası olan asayiş güvenlik teşkilatında da en etkili konumlarda bulundukları bildirildi.

Bu PKK'lı çekirdek kadroların büyük bölümü Suriyeli Kürtlerden oluşsa da Türkiye ve İran'dan giden kadroların önemine dikkat çekilen raporda, "PKK'nın iç hiyerarşisine olan sadakatin, yerel topluluklardaki ilişkilere ağır bastığı görünüyor" denildi.

Raporda şu satırlar yer aldı: 

➥ "YPG, Washington için gerekli bir ortak olabilir ancak aynı zamanda bir hayli de sorunlu bir ortak, çünkü o, ABD'nin bir terörist örgüt olarak listelediği ve ABD için terörle mücadele çabalarıyla sonunda Suriye iç savaşını bitirme ve bastırmaya yönelik her türlü girişim konusunda vazgeçilmez bir NATO üyesi olan Türkiye ile şiddet sarmalına giren PKK'nın Suriye'deki silahlı kolu."

'HARF ÇORBASI'

Raporda, "Bu kısaltmalardaki harf çorbası içinde (ABD Başkanı Donald) Trump yönetimi için, zorluklar, potansiyel anlamda hayati kararlar yatıyor" denildi.

Uluslararası Kriz Grubu, 1995 yılında, Somali, Ruanda ve Bosna Hersek'teki savaşlar sonrasında kuruldu. Uluslararası Kriz Grubu, 40 ülkede raporlar hazırlıyor, 30 başka ülkeyi de inceleme altında tutuyor. Uluslararası merkezi Brüksel'de bulunan Uluslararası Kriz Grubu'nun Bogota, Dakar, İslamabad, İstanbul, London, Nairobi, New York ve Washington DC'de bölgesel büroları bulunuyor.

Suriyeli parlamenter: Uluslararası koalisyon 396 değil, en az 20 bin sivili öldürdü. | Akademi Dergisi

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, muhammed el hüseyin, ışid, birleşmiş milletler, abd, fetih el şam, el nusra, rakka, suriye sorunu,

ABD öncülüğündeki uluslararası IŞİD karşıtı koalisyonun Suriye ve Irak'ta en az 396 sivili yanlışlıkla öldürdüğüne dair açıklamasını değerlendiren Suriyeli parlamenter Muhammed el Hüseyin, rakamların gerçeği yansıtmadığını vurguladı.

Sputnik'e konuşan el Hüseyin; "Koalisyonun açıklaması gülünç. Zira koalisyon uçaklarının bombardımanları, Suriye ve Irak'ta on binlerce sivilin ölümüne yol açtı. Sunulan rakamlar karşısında şaşkınız çünkü sadece Rakka'da bombardımanlardan birinde kentteki 700'den fazla silahsız kişi hayatını kaybetti" dedi.

Suriyeli parlamentere göre, söz konusu iki ülkede koalisyonun saldırıları sonucunda en az 20 bin sivil hayatını kaybetti.

'KOALİSYON TERÖRİSTLERİN ÇIKARINA OLACAK EYLEMLERDE BULUNUYOR'

Koalisyon, ABD ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yapılan 'gerçek dışı açıklamalara alıştıklarını' da ifade eden el Hüseyin, koalisyonun IŞİD, Fetih el Şam Cephesi (eski adıyla El Nusra Cephesi) ve diğer terör örgütleriyle mücadelede ciddiyetsiz hareket ettiğini, hatta 'teröristlerin çıkarına olacak eylemlerde bulunduğunun' altını çizdi.

Koalisyondan yapılan açıklamada, koalisyon güçlerinin göreve başladığı Ağustos 2014'ten Mart 2017'ye kadar 396 sivilin 'yanlışlıkla' öldürüldüğü ifade edilmişti.

Bu ay öne çıkanlar