Selefilik - Vehhabilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Selefilik - Vehhabilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2014 Cumartesi

Muhalif teröristler, Ammar bin Yasir ve Veysel Karani hazretlerinin türbelerini de bombaladılar.

Muhalif teröristler, Ammar bin Yasir ve Veysel Karani hazretlerinin türbelerini de bombaladılar.


ŞAM – Vakıflar Bakanlığı silahlı terör gruplarının Rakka kentinde sahabe Ammar Bin Yasir ile tabiilerin seyidi Veysel Karani makamına yönelik düzenlediği yıkım eylemlerinin, gerçek İslam’ın portresini karalamak amacıyla destekçileri tarafından finanse edilen kiralık grupların izlediği tekfiri ve karanlık yolun devamı olduğunu belirtti.

25 Mart 2014 Salı

'Jandarmayı öldürerek sevap işledim'

'Jandarmayı öldürerek sevap işledim'

Niğde'de bir astsubay ile bir polisi şehit eden el Kaide mensubu teröristin  mahkemede "Jandarmayı öldürerek sevap işledim" dediği öğrenildi.
Geçtiğimiz hafta Niğde’nin Ulukışla İlçesi'nde bir polis ile bir astsubayın şehit olması, bir vatandaşımızın da ölümü ile sonuçlanan terör saldırısını gerçekleştiren El Kaide bağlantılı IŞİD üyesi oldukları iddia edilen üç zanlı tutuklandı.

Hain saldırının faillerinden Çendrim Ramadani’nin mahkemede ifade vermeyi reddettiği ve "Ben yalnızca Allah'a hesap veririm. İfade vermem, hepiniz müşriksiniz. Jandarmayı öldürerek sevap işledim" dediği öğrenildi.

6 Kasım 2013 Çarşamba

Suriye'deki muhalif bir Türkmen'in anlatımıyla El Nusra ve Özgür Suriye Ordusu gerçeği

Suriye'deki muhalif bir Türkmen'in anlatımıyla El Nusra ve Özgür Suriye Ordusu gerçeği
Suriye'deki muhalif bir Türkmen'in anlatımıyla El Nusra ve Özgür Suriye Ordusu gerçeği


“Özgür Suriye çalmaya çırpmaya başladı. Tecavüz ettiler kadınlara. Benim evimi bile soydular. Bu adamlar abdestli, namazlı. Ölmeye gelmişler Suriye’ye.”

“Suriye’nin fabrikalarındaki bütün makinaları Türkiye’ye geçirdiler. Bunları kim getirdi, kim aldı, kim sattı. Bunu sorun.”

“Bu makineleri Özgür Suriye Ordusu eliyle geçirdiler.”

****

“El Nusra diye bir şey yoktu. Bunlar tek tek gelmeye başladılar. Gelirlerdi, ‘Cephe yolu neresi?” diye sorarlardı.

Adamlar bizim dilimizi bile konuşmuyorlardı. Kuran Arapçası konuşuyorlardı. Cephe yolu dediği, ‘zındıkların yolu neresi?’ demek.”

Bu sözlerin sahibi 8 ay boyunca Suriye’de El Nusra Cephesi ile birlikte savaşmış Suriyeli bir Türkmen.
7 yaşından beri Halep’te yaşıyor. Adının yazılmasını, fotoğrafının çekilmesini istemiyor.
Halep’in Eşrefiye bölgesinde önce kendi küçük birliklerini kurarak bölgeyi korumaya başlamışlar.
Başta ellerine silah almamışlar.
Fakat sonra çatışmak için ailesi üyeleriyle Halep içindeki El-Sikkeri ve Selahaddin bölgelerine gitmiş.
“İlk başta kimsenin derdi Esad’ı indirmek değildi” diyor.

'Kimse onlar gibi olamaz'

Hikayesini anlatmaya başlamadan önce Suriye’de iki yıl önce iç savaşın başladığı Dera’dan bahsediyor.
“Dera’da çocuklar duvarlara yazmışlar, ‘Hürriyet istiyoruz’ diye. Bunları aldılar, tırnaklarını çektiler, gözlerini oydular. O zaman bu çocukları bıraksalardı, biterdi bu mesele.”
Halep’in farklı bölgelerinde Suriye lideri Beşar Esad’ın askerleriyle çatışırken, bundan bir yılı aşkın süre önce, örgüt henüz kurulduğunu açıklamadan evvel El Nusra ile tanışmış.
“Onlarla birlikte savaştım. Ama onlardan biri olmadım. Keşke olsaydım. Onlar gibi kimse olamaz,” diyor.
Neden onlarla yan yana olduğunu ve onları desteklediğini açıklıyor: “Özgür Suriye çalmaya çırpmaya başladı. Tecavüz ettiler kadınlara. Benim evimi bile soydular. Bu adamlar abdestli, namazlı. Ölmeye gelmişler Suriye’ye.”
Nereden geldiklerini soruyorum. “Cezayirliler, Tunuslular, Afganlar vardı. Ellerinde dolar dolu çantalarla Türkiye sınırından girdiler. Kurulmazdan evvel 8 ay bunlarla çalıştım. Bunların ne yönleri belliydi, ne de başları vardı.”
Dolar dolu çantaları soruyorum ama yanıtlamayı reddediyor. “Oraları ben bilmem” diyor.
Farklı ülkelerden gelen bu kişilerin en başta bir örgüt olmadıklarını daha sonra bu kişileri “birilerinin birleştirdiğini” söylüyor.
Kimin “birleştirdiğini” soruyorum. “Suudi Arabistan olabilir, Amerika olabilir” diyor.

'Siz silah meselesini çok abartıyorsunuz'

El Nusra’nın Türkiye’den destek aldığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını söylüyor. Kim silah veriyor diye sorduğumda yine, “Suudi Arabistan” diyor.
El Nusra Cephesi bu yılın başında kuruluşunu açıklamış ve ardından yaptığı açıklamada El Kaide’ye bağlılığını duyurmuştu.
Konuştuğum kişi “En başta El Kaide yoktu” diyor.
Yaptıkları bu açıklamayı ise şöyle yorumluyor: “Belki bunları bir araya getiren, bunlara para veren bu yolu seçti. Zaten iş başkanlıkta.”
Hemen ardından bütün sohbetimiz boyunca yaptığı gibi Özgür Suriye Ordusu’nu ve Türkmen muhalif örgütleri eleştiriyor.
“Ali Beşir diye biri burada artık istihbaratla, Erdoğan ile mi görüşmüş bilmiyorum. Türkmenler için yardım alıyor. Silah alıyor. Şimdi Antep’te oturuyor. Adam zengin. Onun askerleri boş sokaklarda dolaşıyor. Çatışmıyorlar ki. Boş sokaklarda kurşun sıkıyorlar.”
Kast ettiği Halep Türkmenleri Askeri Devrim Meclisi Başkanı Ali Beşir.

29 Eylül 2013 Pazar

-video- Suriye'deki Muhalif Vehhabi teröristler, her şeyi katlettikleri yetmezmiş gibi, Allah dostlarının türbelerini de yıkıyorlar.

suriyedeki muhalifler
suriyedeki muhalifler





El Nusra (el Kaide) Teröristleri Suriye'de al Bab Türbesini Yıkıyor (Halep)



Terörist diyoruz inanmıyorsunuz...

El Nusra ya da el Kaide Sünni de Şii de değildir. Vehhabilerdir. Kendilerini kamufle etmek için Sünnilerin ve Şiilerin arasında "Biz selefiyiz" derler...

Bunlara göre ne Şiiler ne de biz Sünniler Müslüman falan değiliz. Bunlara göre hepimiz Allah'a ortak koşan müşrikleriz. Bunlara göre biz mürşiklerin kanı, canı, malı ve namusu kendilerine helal...

Bunlara göre mezar yapmak haram ve şirk. Bunlara göre kabir ziyareti şirk. Bunlara göre türbeler şirk. Bunlar, içinde binlerce sahabenin kabirleri bulunan cennetül mualla'yı bile dümdüz ettiler. Sahabelerin mezar taşlarını bile kırıp geçtiler.

Bunların tabi olduğu bu sapık mezhebin, Vehhabiliğin kurucusu olan Muhammed bin Abdülvehhab'a göre haşa Kabe bile şirkti. Bir ara yıkmaya niyetlenmişlerdi de hem Osmanlı Müslümanları hem de Hindistan Müslümanları ayağa kalkınca bunlar neye uğradıklarını şaşırmışlardı. Daha sonra Osmanlı o güçsüz zamanında bunları iyice yayılıp dünyanın başına bela olmadan temizlemek istemişti ama... Amma İngiliz askerleri bunlara arka çıkınca hepsini temizleyememişti... Şimdi bir örümcek ağı gibi dünyanın her yerini sardılar. Dünyanın her köşesinde sözde İslam adına hareket ettiklerini iddia ederek katliamlar yapıyorlar. Bunların bu gün de arkasında batılı İstihbarat örgütleri var. CIA, MI6, Mossad var... Yahudi de eksik değil...

12 Eylül 2013 Perşembe

El Kaide İsrail’i korumak ve İslam dinini kötü göstermek amacı ile kuruldu

el kaide
el kaide


Barrett: El Kaide’nin Batılı gizli servisler tarafından kurulmasının daha önemli bir nedeni de İsrail’in ve Batı’nın tüm dünyadaki düşmanlarına saldırmak için bir Arap lejyonu olarak kullanılmak istenmesidir.


Kevin Barrett: El Kaide İsrail'i Korumak için Kuruldu

Bir politik analist “Batılı gizli servisler  El Kaide terörist grubunu İsrail çıkarlarını korumak ve diğer ülkelere askeri müdahalelerini meşru göstermek için yarattı” dedi.

Dr. Kevin Barrett Çarşamba günü Press TV'ye  verdiği röportajda “Teröre karşı savaşın gerçek öyküsü bize anlatıldığı gibi değil.  ABD'nin Suriye'yi El Kaide için bombalaması  gözüktüğü kadar tuhaf değildir” dedi.

Barrett bu açıklamaları Senatör Rand Paul'un “Obama'nın Amerikalılardan 11 Eylül saldırılarından 12 sene sonra El Kaide ile müttefik olmalarını istemesini” eleştirmesi üzerine yaptı.

Paul Salı günü yaptığı açıklamada Washington'un Suriye saldırı planını kastederek  “El Kaide tarafından saldırıya uğramamızın 12 sene sonrasında , 3000 Amerikalının El Kaide tarafından öldürülmesinin ardından Başkan Obama şimdi bizden El Kaide ile ittifak yapmamızı istiyor” demişti.

1 Eylül 2013 Pazar

İki yüzlü ABD... ABD eski dostu Esad'ı diktatör diye devirmek istiyor ama diktatör Suudi Kralı ve Katar Kralı ile sıkı fıkı!...

ABD
ABD

"Batı'nın gerçek hedefi, Esad'ın vahşi rejimi değil" 

İndependent gazetesinin tanınmış yazarı Robert Fisk"Batı'nın gerçek hedefi, Esad'ın vahşi rejimi değil, onun müttefiki İran ve nükleer silahlarıdır" savını dillendirdiği yorumunda Batılı ve Doğulu hükümetlere sert eleştirilerde bulunurken iğneyi kendine de batırdı.

(ANKA) - Suriye krizi dünya gündeminin ön sıralarında yer almayı sürdürürken İndependent gazetesinin tanınmış yazar ve Ortadoğu uzmanı Robert Fisk, "Batı'nın gerçek hedefi, Esad'ın vahşi rejimi değil, onun müttefiki İran ve nükleer silahları" derken "yalanlar ve ikiyüzlülüğe" vurgu yaptı.

Robert Fisk, "Şimdiye dek ikiyüzlülüğünün bu denli yaşandığı bir Ortadoğu savaşı hiç olmuş muydu? Korkaklığın bu kadar bulunduğu, etiğin bir o kadar eksik, sahte söylemler ve aşağılamanın bu denli görüldüğü bir savaş yaşanmış mıydı?" sözleriyle başladığı yorumunda hem doğulu, hem de batılı hükümet ve kamuoylarının Suriye krizine takındıkları tavrı sert dille eleştirdi.

-"WASHİNGTON, KATAR VE ARABİSTAN'A TEK ELEŞTİREL SÖZ SÖYLEMEDİ"-

30 Nisan 2013 Salı

Allah bu dini, zalimlerin, facirlerin, diktatörlerin eli ile de kuvvetlendiriyor | Akademi Dergisi

beşar esed, cia, mossad, özgür suriye ordusu, Selefilik - Vehhabilik, suriye sorunu, akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, halep, israil, abd, el cezire,

“Allah, bu dini facirlerin / fasıkların eliyle de güçlendirir.” Hadis-i Şerif, Taberani

İsrail’in, Türk ve Müslüman görünen gizli Yahudilerin ve Masonluğun kontrolündeki Türkiye medyasının anlattığının aksine, "Suriye’li muhalifler" yada “Özgür Suriye ordusu” denilen kişiler hiç de doğru düzgün kişiler değiller. Ezici çoğunluk ABD ve İsrail istihbaratının oyuncağı olmuş selefi ve Vehhabiler. Ve bunlar bir diktatörün eli ile iyice temizleniyorlar.

Suriye’deki son gelişmeler Amerika, İsrail destekli selefi - vehhabi teröristlerin Irak’tan sonra Suriye’yi de kan gölüne çevirdiğinin bir kanıtı. Artık Suriye’de yaşananlar kimseye saklı değil. Gerçekler gün gibi ortada. Bir tarafta tüm fitnelere rağmen vatan ve milletini savunmak, BOP (Büyük Ortadoğu Projesi)'a mani olmak için mücadele eden Suriye devleti, öte yandan Amerika, İsrail, Batılı devletler ve Kukla Arap rejimleri tarafından her türlü destek verilen İslam ve insanlık düşmanı kan içici zamane Haricileri.

Oysa diktatör Esad'ın Suriye'sinde çok üst düzey görevlerde Sünniler vc de Türkmenler varlar... Muhaliflerin katliamlarından, tecavüzlerinden bir çok sünni ve şii bölgelerini Esad'ın ordusu kurtardı. Gerek şii gerekse sünni halklar Esad'ın ordusunu bayram sevinçleri misali gösterilerle karşıladılar... Esad'ın ordusunun katliam yaptığına dair dünya kamuoyuna sunulan yüzlerce haber, görsel ve videonun CIA, Mossad ve MİT'in kontrolündeki muhaliflerin yalanları olduğu tek tek ispat edildi. CNN ve El Cezire bile bu yayınlarının yalan olduklarını resmen kabul etmek zorunda kaldılar.

Şer zan ettiklerimiz hayra dönüyor... Batılı istihbarat örgütlerinin kontrolündeki dalalet fırkaları, İslam'ın iç fitneleri bir diktatörün eli ile ağır darbeler alıyorlar...

HALEP'TE 6 BİN ÇOK ULUSLU TERÖRİST KUŞATMA ALTINDA

Suriye güvenlik güçlerinin, aralarında Suudi Arabistan, Yemen, Libya, Afganistan ve Tunusluların da bulunduğu 6 bin teröristi kuşatma altına aldığı bildirildi.

Suriye’deki haber kaynakları Halep’teki çatışmaların şiddetli bir şekilde devam ettiğini belirtirken, Fransız haber ajansı, Halep’teki silahlı grupların Suriye güvenlik güçlerine karşı son iki günde ciddi bir saldırı yapamadığını duyurdu.

Suriye’den yayın yapan Dampress haber sitesi, Halep kentindeki 6 bin teröristin kuşatma altına alındığını belirterek Suriye askeri kaynaklarının, Halep teröristlerden temizlenmeden ordunun karargahına çekilmeyeceğini açıkladığını bildirdi.

Habere göre Suriye Ordusu, 6 bin selefi - vehhabi el-Kaide mensubunun Halep'te kuşatma altına alındığını, terör hücreleri tamamen çökertilinceye kadar ordunun operasyonlarına devam edeceğini açıkladı.

Suriye kaynakları, Halep'te Suriye güvenlik güçlerini hedef alan saldırıları düzenleyen Tevhid Tugayı komutanlarından 5 tanesinin öldürüldüğünü duyurdu.

Habere göre öldürülen komutanların adları şöyle: Ahmed Yusuf el-Canudi, Muhammed Abdusselam Salum, Muhammed Taha Hac Halil, Ebu Abdu Cabir ve Ahmed Abdurrahim.

Haberde Suriye güvenlik güçlerinin “Yılanın Başını Koparma” adını verdiği operasyonlar kapsamında 640 teröristin yakalandığı, yakalanan teröristler arasında Afganistan, Somali, Irak, Yemen, Suudi Arabistan, Kuveyt, Tunus, Libya ve Fas vatandaşlarının bulunduğu açıklandı.

Suriye resmi kaynakları, el-Cemiliye, el-Furkan, el-Hamdaniye, Sahur, Sokkari, Selahaddin, el-Ensari, Seyfud Devlet, el-Firdevs ve Bustan el-Kasr'da çatışmaların sürdüğünü bildirdi.

Özgür Suriye Ordusu adlı silahlı grup, Halep kentinin yüzde 40’ının kontrolünün kendilerinde olduğunu iddia ederken, Suriye yönetimi yanlısı “şukumaku” internet sitesi ise Babu’l Hadidi ve Selahaddin mahallelerinin teröristlerden temizlendiğine dair haberler geldiğini; ancak bu haberlerin henüz resmi olarak teyit edilmediğini bildirdi.

E, hani, Nusayri ESAD'a karşı bir Sünni direnişi vardı? | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, beşar esed, büyük israil, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), cia, el kaide terör örgütü, Mehmet Fahri Sertkaya, mossad, özgür suriye ordusu, Selefilik - Vehhabilik,

Hep söyledik ama dinletemedik. Hani sünni idiler?

Suriye'de ESAD diktatörüne karşı çatışanların doğru düzgün kimseler olmadıklarını...

İdaresini Vehhabi Suud kraliyet ailesinin yaptığı Selefiler ve Vehhabiler olduklarını...

İçlerinde sünni olanların yok denecek kadar az olduklarını...

Türkiye'de Adana İncirlik ABD üssü ve mülteci kampı kılığındaki terör kamplarında eğitim aldıklarını...

Bunlara eğitimi İngiliz SAT komandoları, İsrail ordusu subayları ve MİT içindeki derin İsrail'in verdiğini...

Suud, Katar ve Ürdün'ün idarecilerinin de aynı Türkiye'nin idarecileri gibi Siyonizmin emrinde olduklarını...

El Kaide denen örgütün daha kuruluşundan itibaren bir CIA projesi olduğunu...

Usame bin Ladin'in 11 Eylül saldırılarından bir gün önce Amerikan hastanesinde diyalize girdiğini ve CIA'in üst düzey yetkilileri ile görüşüp onlar tarafından korunduğunu...

Suriye'nin BOP yada BİP (Büyük İsrail Projesi)in bir ayağı olduğunu....

Sırada İran ve Türkiye'nin olduğunu...

ARTIK SAMİMİ HER MÜSLÜMAN ACI DA OLSA KABULLENMELİ...

Vehhabilik, ingilizlerin kurduğu sapık bir mezheptir. Selefilik ise Vehhabiliğin kamufle adıdır. Vehhabiler kendilerini "selefiyiz" diye gizlerler. Vehhabilerin itikadlarında küfre varan bozulmalar vardır. O inançları ile bırakın şehid olmayı imanlı göçmeyi bile başaramazlar.

İşte ülkemizde de son dönemde çöreklenen, üreyen selefi-vehhabi zihniyetin teröristlerini savunan ünlü selefi avukat bile Suriye'deki çatışmalarda can verdi...

E, hani, yaşanan Nusayri ESAD'a karşı bir Sünni direnişydi?

Suudiler sünnileştiler de bizim mi haberimiz olmadı?

Yada bunlara eğitim veren CIA ve MOSSAD ajanları mı sünnileştiler, İngiliz SAT komandoları mı?

Aklımızı başımıza alalım! Köprüden önce son çıkıştayız...

****
El Kaide davalarının ünlü avukatıydı...

El Kaide davalarının ünlü avukatı Osman Karahan, Halep'te Suriye ordusu ile girdiği çatışmada öldürüldü.

Karahan'ın öldüğünü "silah arkadaşı" Ahmet Gündüz'ün ardından kardeşi Selahattin Karahan da doğruladı.

İnsan Hukukunu Koruma Derneği'nin (İHADER) kurucusu olan Karahan, El Kaide'nin Türkiye sorumlusu olduğu iddia edilen Lui Sakka'nın avukatlığını üstlenmişti.

2006'da El Kaide örgütüne yardım ve yataklık suçlamasıyla gözaltına alınan Karahan daha sonra delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakılmıştı.

Şam yönetimi dün yaptığı açıklamada, Halep'teki çatışmalarda ölü ele geçirilen bazı militanların Türk ve Afgan kökenli olduğunu duyurmuştu.

****
BU NASIL İKİ YÜZLÜLÜK?

Daha düne kadar el Kaide bir terör örgütüydü Kartel medyası için...

Ama şimdi Mücahid oldular Esad'a karşı çatıştıkları için...

İşlerine gelseydi yaşanan şu hadiseleri "El Kaide terör örgütü Suriye'yi de karıştırdı." diye haber yapıp verebilirlerdi... Ama şimdi Siyonizm diktatör Esad'ı devirmek istiyor.

Daha da önemlisi orada insanlar katl ediliyor(!)muş... Sanki Filistin'de, Çeçenistan'da, Bosna'da, Irak'ın işgalinde katl edilenler insan değiller miydi? Her taraf iki yüzlülük her taraf ihanet...

Türkiye Müslümanlarının ilk çözmesi gereken meselesi kripto Yahudilerdir. Özellikle de medya'yı ve parayı kontrol eden kripto Yahudiler...

****
Damarlarında kan yerine, makam-mevki-para-şan-şöhret hırsı dolaşabilecek kadar adileşen,düşen insanların(!), liderlerin olduğu ihtimalini göz ardı ederek, etrafındaki insanlara hep hümanizma(insancıllık) bakışı ile bakanların sonlarının, çok büyük acılar içinde perişan olup feci şekilde can vermek olmasından dolayı, suçlanması gereken ilk kişi, bu derecede büyük bir gaflet ve ahmaklığı sergileyen kendisidir.

****
Sonuçta ortada bir hadise var ki, birileri çıkıp bir devletin siyasi otoritesini karşısına alıp kurşun sıkmışlar. O devlet de parfüm sıkarak mı karşılık versin?

Dahası, kurşun sıkanlar/muhalifler sivilleri de canlı kalkan yapmışlar hatta sivilleri katl edip suçu devlet otoritesinin üzerine atmışlar. Daha önemlisi bunların tamamına yakını bu devletin vatandaşı değiller. Bundan da önemlisi bu devletin, Suriye'nin, komşusu olan Türkiye, bu Suriyeli olmayan terörsitlere, CIA ve MOSSAD ve MI6 işbirliği ile her türlü desteği vermiş. Örgütlemiş, eğitmiş, nakit, silah ve cephane tedariki yapmış. Suriye PKK'ya bunun ne kadarını sağlayabilmiş? Ne olacak şimdi?

Aslında Tayyip'in değil de, ESAD'ın çıkıp da "Ülkemize sızmış, başka ülkelerin vatandaşı olan eli kanlı, sivil katl eden, her adiliği meşru kabul eden selefi-vehhabi teröristlere, komşumuz Türkiye'nin dünyanın gözüne soka soka her türlü desteği vermesi, bu katillerden yaralananları tedavi edip yeniden ülkemize katliam yapmaya göndermesi, uluslar arası hukuka ve insanlığa aykırıdır. Bu bir savaş sebebidir." demesi gerekmez mi?

****
Afganistan sırf el kaide bahanesi ile vurulmuş ve işgal edilmişken, bu gün ABD el kaide ile müttefik olarak, el kaide de ABD ile müttefik olarak ESAD diktatörüne karşı mücadele vermektedir. Bu iki tarafın da samimi olmadıklarının tek başına ispatıdır.

Bu ay öne çıkanlar