büyük israil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
büyük israil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2013 Cuma

Gerçekler hep gizleniyor | Suriye sorunu | Muhalifler | Akademi Dergisi

büyük israil, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), masonluk, medya manipülasyonu,suriye sorunu, yahudilik, akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, beşar esed, özgür suriye ordusu,

ABD, İsrail, Fransa, İngiltere, Türkiye, Suudi Arabistan ve diğerlerinin oynattıkları muhalifler/teröristler roketler atarken ESAD'ın ordusunun güller atmasını mı bekliyorsunuz? Siz koca Türk milleti ile dalga mı geçiyorsunuz?

HALEP'TE NELER OLUYOR?

Bugün neredeyse bütün anaakım medya organları Suriye ordusunun Halep'e dönük bir saldırı başlattığını yazdı. Oysa durum tam olarak böyle değil. Muhalefetin Halep dışından getirdiği 3 bin civarında militan, kendileri için bir "güvenli bölge" yaratabilmek için saldırı hazırlığı yapıyor.

Bir süredir Suriye ordusunun Halep'e yönelik bir saldırı hazırlığında olduğunu yazan Türk ve Batı medyası, bugün ordunun operasyona başladığını duyurdu.

17 aydır devam eden olaylar sırasında Suriye'nin ikinci büyük şehri ve ticaret merkezi olan Halep şehri muhaliflerin örgütlenebildiği bir yer olmaktan uzaktı. Geçtiğimiz Ekim ayında Esad yanlısı çok büyük bir gösteriye tanıklık eden şehir, şimdi büyük bir tehlikeyle karşı karşıya.

Halep savaşını kim başlattı?

Bir süredir kent dışından gelerek Halep'in kuzeyine yığınak yaptığı bilinen Özgür Suriye Ordusu, kuzeydeki bir dizi mahallede kontrolü ele geçirmişti. Ancak kent merkezine Suriye ordusunun hakim olduğu belirtiliyor.

Halep'in dışından şehre sokulan 3 bin silahlı militanın, Esad rejiminin Halep'i koruyamadığına dair bir algı yaratmaya çalıştığı görülüyor. Örneğin 6 gün önce Associated Press'e konuşan Muahmmed Said ismindeki Halepli bir muhalif, Özgür Suriye Ordusu'nun Halep'in dışındaki kırsal bölgelerden şehre militan soktuğunu söylemişti.

Adana'daki gizli üs görev başında!

Türkiye sınırına yakın yerlerin kontrolünü ancak ele geçirebilen muhaliflerin Halep'i ele geçirmekten çok Esad'ı politik olarak yıpratarak Libya'da olduğu gibi bir "uçuşa yasak bölge" yaratmak istedikleri anlaşılıyor. Ayrıca medyada dile getirilen "Halep'te katliam korkusu" haberleri de bu amaca hizmet ediyor. Suriye Devlet Ajansı SANA, muhaliflerin kent merkezine girerek sivilleri kaçırdığını ve canlı kalkan olarak kullandığını belirtiyor. Oysa Suriye ordusunun operasyon düzenlediği nokta kent merkezi değil, muhaliflerin konuşlandığı kuzey bölgeleri.

Üstelik dün ortaya çıkan ve Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan'ın gizlice Adana'da kurduğu askeri üssün ne işe yaradığı da Halep'te yaşananlardan kolayca anlaşılabilir.

Suriye ordusunun ağır silahlar ve tanklarla Halep'e saldırdığı söyleniyor. Oysa El Cezire, Russia Today ve CNN gibi kanalların geçtiği video görüntülerinde muhaliflerin de RPG, tanksavar ve havan toplarına sahip oldukları görülüyor. Russia Today'in Şam muhabirinin 26 Temmuz tarihinde aktardığına göre ise, muhalifler Türkiye ve Suudi Arabistan'dan Halep saldırısı için silah desteği aldılar.

Silahlı Gruplar Karşısında Suriye Hükümeti Eli Kolu Bağlı Kalamaz

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa ülkeleriyle bazı Arap ülkelerinin Suriye muhalefetini Suriye hükümetine karşı savaşa kışkırttığını ifade etti.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov; Suriye Çalışma grubunun Cenevre'de düzenlediği konferansta üstüne anlaşılan noktaların herkes tarafından tam bir şekilde uygulanması gereğine vurgu yaptı.

Lavrov; silahlı grupların büyük kentlerde bulundukları sırada Suriye hükümetinin eli kolu bağlı olarak durması vizyonunu savunmanın kesinlikle ve mutlak bir şekilde mantıklı olmadığının altını çizdi.

30 Nisan 2013 Salı

Alman Uzman; Suriye'de bir piyes oynanıyor. ABD, Suriye'ye müdahale için Türkiye'yi kullanıyor | Akademi Dergisi

Armagedon, büyük israil, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), çin, rusya, suriye sorunu, şangay birliği, üçüncü dünya savaşı, akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, muammer kaddafi,

Almanya hükumetine danışmanlık yapan Ortadoğu Uzmanı Christoph Hörstel, Amerika’nın Suriye’de çıkmazda olduğunu söyledi. Rusya ve Çin’in Suriye’ye verdiği desteği hatırlatan Hörstel, Amerika’nın bu kez hedefine ulaşamayacağını belirtti.

Almanya hükumetine danışmanlık yapan, Ortadoğu uzmanı Christoph Hörstel Suriye’deki gelişmelerle ilgili Russia Today kanalına çarpıcı açıklamalar yaptı.

Suriye’de incelemelerde bulunan Alman uzman, yaşananların uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler tüzüğüne karşı bir durum olduğunu söyledi. Hörstel, Suriye’ye müdahalede Türkiye’nin kullanıldığını belirtti.

➥ "Suriye’ye büyük çapta bir müdahale zaten olmaktadır. Suriye’ye askeri bir müdahaleden söz ediliyorsa zaten bunu başta NATO olmak üzere rüşvet altındaki bazı Arap ülkeleri ve maalesef Türk dostlarımız masa altından ve gizli bir şekilde gerçekleştiriyor. Şu sıralarda onlarca Fransız, Alman, İngiliz, Suudi ve Türk caususlarının yanında birçok nizami ve düzenli asker yakalandı."

Merkel hükumetine danışmanlık yapan Christoph Hörstel, Batı basınına da sert eleştiriler yöneltti.

"Batı’nın aptalca basınına denmelidir ki, Aptal diyorum çünkü, sürekli olarak, açıkça bilindiği halde Suriye’de olanları çarpıtmak ve yalan söylemeye ısrar etmektedirler."

Alman Ortadoğu Uzmanı Hörstel, Rusya ile Çin’in Suriye’ye verdiği desteğin önemine dikkat çekti. Horstel, “Rusya ve Çin Suriye’de oynanan çirkin piyese katılmadığı için mutluyum” dedi.

Hörstel, Amerika’nın Suriye’de hedefine ulaşamayacağını belirtti.

➥ “Suriye’de önceden kurgulanmış bir gündem söz konusudur. Bu gündem İran’da ve bazı Arap ülkelerinde kullanıldı, örneğin Libya’da…Hiç yokken CIA tarafından gergin ve yüklü bir atmosfer yaratılıp harekete geçildi. Öyle ki, Kaddafi’ye karşı hiçbir hareket yokken kirli medya savaşı ve kışkırtmaları sonucu bunu başardılar. Şimdi de aynı gündemi Suriye’de yürütmeye çalışıyorlar. Fakat bu plan Suriye’de başarıya ulaşamayacaktır.”

Alman uzman, NATO ülkelerinin Suriyeli isyancılara verdiği desteği de ortaya koydu.

➥ “Silahlandırma şu an devam etmektedir. Ama onlar yalan söylüyor. Suriye ordusu tarafından ele geçirilen silahlar bunun kanıtıdır. Yalana karşı koymalıyız. Temiz ve insanca bir dünyada yaşamak isteyen insanlarlar gibi ben de NATO’dan utanç duyuyorum.”

CIA'ya Esad'ı indirin talimatı! Bu güne kadar gizlice yaptıklarını bu gün resmen kabul ediyorlar | Akademi Dergisi

büyük israil, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), cia, özgür suriye ordusu, suriye sorunu, akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, barack obama, beşar esed, incirlik üssü,

CIA'ya Esad'ı indirin talimatı! Bu güne kadar gizlice yaptıklarını bu gün resmen emir ediyorlar. Bir türlü hedeflerine varamıyorlar. BOP'u yada Büyük İsrail'i bir türlü kuramıyorlar

Bu yapılanlar uluslar arası hukuka ve BM tüzüğüne aykırı. Tamamen ABD sömürgeciliği...

Ne ABD'nin böyle bir hakkı var nede AKP hükümetinin bu emirlere itaat etme lüksü var.

Suriye halkı kimsenin umurunda değil, hedef ABD'yi kurtarmak ve Büyük İsrail'i kurmak...

***
Obama’nın, CIA ve ABD’nin diğer istihbarat birimlerine, Esad’ı devirmeye çalışan muhaliflere destek yetkisi veren emri imzaladığı ortaya çıktı. Emir bu faaliyetlerin Adana’da merkezinde koordine edilmesini öngörüyor.

ABD Başkanı Barack Obama’nın, CIA ve ABD’nin diğer istihbarat birimlerine, Beşar Esad’ı devirmeye çalışan Suriyeli muhaliflere destek yetkisi veren başkanlık emrini bu yıl içinde imzaladığı belirlendi. İngiliz haber ajansı Reuters’ın özel haberine göre; aynı başkanlık emri bu faaliyetlerin Adana’daki komuta merkezinde koordine edilmesini öngörüyor.

Merkez İncirlik

Beyaz Saray, ABD’nin bazı müttefiklerinin aksine muhaliflere silah verme fikrine hala soğuk bakıyor. Başkanlık emrinin kapsadığı yetkiler tam olarak bilinmese de silaha izin vermediği tahmin ediliyor. Bu tip bir yardım için Obama’nın ikinci bir emir çıkarması gerekiyor.

Reuters’a konuşan bir hükümet yetkilisi, başkanlık emrinin muhaliflere yardımın Türkiye tarafından yönetilen bir komuta merkezinden koordine edilmesini öngördüğünü doğruladı. Reuters geçen hafta bu komuta merkezinde Türkiye’nin yanı sıra Katar ve Suudi Arabistan’ın da görev aldığını duyurmuştu. Şimdi bu merkezin İncirlik Üssü’nün de bulunduğu Adana’da yer aldığı kesinleşti.

Ankara’nın desteği

Reuters Türkiye’nin uzun süredir Esad’ın gitmesinden yana olduğunu hatırlattı. Ajans, Amerikalı yetkililere dayandırdığı haberinde Ankara’nın muhaliflere desteğini gittikçe artırdığını, eğitimin yanı sıra büyük ihtimalle ekipman desteği de verdiğini kaydetti. Avrupalı hükümet kaynakları ise Katar ve Suudi Arabistan’da özellikle varlıklı ailelerin muhaliflere sahip çıktığını ve maddi destek verdiğini söyledi.

89 milyon dolar

Obama yönetimi ise şimdiye kadar muhaliflere büyük çapta maddi destek verdi. Hükümet muhaliflere 25 milyon dolar değerinde öldürücü olmayan ekipman dağıttı. Suriye genelinde de çeşitli uluslararası örfütler aracılığıyla 64 milyon dolar insani yardım yaptı. İlginiç bir gelişme de Amerikan Maliye Bakanlığı’nın bu hafta muhalif gruplara ABd içinde para toplama ve aktarma izni vermesi oldu. (Milliyet)

Devrilmesi gereken ESAD değil, Tayyip Erdoğan ve AKP hükumetidir. | Mehmet Fahri Sertkaya

büyük israil, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), cia, Filistin Meselesi, İsrail, kripto Yahudiler, Recep Tayyip Erdoğan, akademi dergisi, sabetayistler, Mehmet Fahri Sertkaya, suriye sorunu,

Büyük İsrail projesi hiç bir zaman gerçekleşemeyecek, 400 senelik toprağımız Filistin tekrar bizim olacak ve üzerinde İsrail diye anılan bir devlet olmayacak. Türkiye'de kendini Türk ve Müslüman kimliğinde gösteren, yada kendilerini Ermeni olarak gösteren, veya kendilerini Alevi olarak gösteren, sayıları milyonları bulan, T.C. kimliği taşıyan çift kimlikli, hain Yahudiler, artık tamamen deşifre olacaklar... Bizim topraklarımız üzerinde, bizim devletimizde, bizim inançlarımızı, bizim fikriyatımızı, bizim ibadetlerimizi, bizden gözükerek yasaklayan bu hain kadrolar, gerçekten bizim olan bu devlette, bizim kanunlarımız ile adilane bir surette muhakeme edilip idam edilecekler... Vatana ihanetin mazareti olamaz...



***

Devrilmesi gereken ESAD değil, BOP eşbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP hükumetidir.

Suriye'deki olayları CIA ve MOSSAD Türkiye ve Suudi Arabistan üzerinden başlattı. Bütün Ortadoğu, Libya ve Mısır'ı karıştıran teröristler Türkiye'de eğitildiler. Bunlara silah da Türkiye üzerinden gönderildi. Esad çok önceden kendini bu günlere hazırlamıştı. Suriye'nin yerli halkından hemen hemen hiç kimse bu isyana destek vermedi. Sünniler de Şiiler de Nusayriler de vermediler. Ve ESAD ın ordusu bunlara dokunmadı. ESAD katildir, zalimdir, bu doğru. Ama bu noktada bu zulmü yapmadı.

Hal böyle olunca Özgür Suriye Ordusu denilen Suudi, Ürdünlü, Tunuslu, Libya'lı Selefi teröristler herkesi vurdular. Daha taze hadise, 4-5 gün önce bu çatışmalara karışmayan el-Berri diye anılan en kalabalık sünni aşiretinin liderlerini sokak ortasında silahla tarayarak katl ettiler. Bunun üzerine el-Berri ve dört büyük Sünni aşireti daha çatışmalara katılma kararı aldılar, devletten yana taraf oldular ve ilk günde 160 Selefi teröristi öldürdükleri gibi bunların en büyük mevzilerinden birini de ele geçirdiler.

Suriye'ye dair bize anlatılanların en az %99 u yalan...

Şu anda Suriye de olsaydım, Suriye'li olsaydım, Suriye devletini desteklerdim. Ha, Esad iyi biri mi? Değil... Gitmeli mi? Evet... Ama şimdi değil... Büyük İsrail ve BOP planı başarısız olsun, Müslümanlar güçlensin, birlik olsun, siyasi bir otoriteleri olsun, o zaman Esad'ı da, gitmesi gereken diğerlerini de gönderelim. Kendimizi bile bile fitneye, sonuç alınamayacak, kazanılamayacak, kazanılabilse bile küçük kafesten büyük kafese girmek demek olacak bir mücadeleye atmayalım...

Hangi ahmak, orada Esad devrilince kendilerini ABD terörünün içinde bulacaklarını akıl edemez? Saddam gitti de Irak ne oldu? 2 milyon sivil katl edildi? 5 milyon yetim kaldı. Yüzbinlerce Irak'lı sakat kaldı. On binlerce kadının-kızın ırzına geçildi. Bunu Saddam yapabilir miydi? 

Kaddafi gitti ne oldu? Mübarek gitti ne değişti? Söyleyeyim, bu ülkelerde de tam bir Siyonist hakimiyet oldu. Petrolleri, madenleri kapış kapış Siyonist, Avrupalı, ABD'li firmalara gitti... Asıl şimdi sömürülüyorlar...

Başımızdaki hükumet samimi olsaydı, Irak tezkeresi için ABD ile 24 milyar dolara anlaşma yapacağına, "Komşuda yangın varken şahsi kanaatim yangına müdahale etmekten yanadır." diye diplomatik dille müdahale kararı çıkartmaya çalışacağına, tezkere geçirmeye çalışacağına, Libya, BM-NATO kılığındaki Haçlı Seferi ile vurulurken İzmir'i merkez üs yapacağına, İsrail'in güvenliği ve Büyük İsrail in kurulması için çıkarılacak üçüncü dünya savaşında kullanılmak ve Rusya'yı vurmak-Rusya'nın ve İran'ın müdahale gücüne karşı, füze kalkanını Malatya'ya koyacağına, Limanları tezkere ile veremeyince, gayri resmi yollarla ABD'nin kullanımına açacağına, ABD askerlerine "kahraman" diyeceğine, gerekirse hükumetten çekilirlerdi, gerekirse can verirlerdi de bunlara mani olurlardı. Devrilmesi gereken ilk kişi Tayyip Erdoğan'dır. Hükumet meşruiyetini yitirmiştir ve meşru yöntemlerle halk tarafından getirildiği gibi götürülmelidir. Yüce divan'a sevk edilmelidir. 

Bu yapılıdıktan sonra, devlet gücümüz ile, o da belki, bu Siyonist fitneleri ve Büyük İsrail'i önleyebiliriz. Bu şartlarda Müslüman Suriyelilerin, arkalarına ABD ve Siyonizmi alıp, onların silahlarını alıp, İncirlik üssünde eğitim görüp, yayladağı kampında İsrail'lilerden ve İngiliz SAT komandolarından eğitim alıp Esad'a karşı savaşmaları akıl alır şey değildir. Bu hareket tarzı özgürlük mücadelesi değil vatanları Suriye'ye ihanettir. İslami bir hareket değildir. Doğru bir tercih değildir.. Bunu yapanları Esad değil, yerinde kim olsa katl eder... Her devlet kendi siyasi otoritesine baş kaldıranlara idam cezası uygular. Harp eder temizler. Biz PKK'ya karşı neden güç kullanıyoruz?

E, hani, Nusayri ESAD'a karşı bir Sünni direnişi vardı? | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, beşar esed, büyük israil, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), cia, el kaide terör örgütü, Mehmet Fahri Sertkaya, mossad, özgür suriye ordusu, Selefilik - Vehhabilik,

Hep söyledik ama dinletemedik. Hani sünni idiler?

Suriye'de ESAD diktatörüne karşı çatışanların doğru düzgün kimseler olmadıklarını...

İdaresini Vehhabi Suud kraliyet ailesinin yaptığı Selefiler ve Vehhabiler olduklarını...

İçlerinde sünni olanların yok denecek kadar az olduklarını...

Türkiye'de Adana İncirlik ABD üssü ve mülteci kampı kılığındaki terör kamplarında eğitim aldıklarını...

Bunlara eğitimi İngiliz SAT komandoları, İsrail ordusu subayları ve MİT içindeki derin İsrail'in verdiğini...

Suud, Katar ve Ürdün'ün idarecilerinin de aynı Türkiye'nin idarecileri gibi Siyonizmin emrinde olduklarını...

El Kaide denen örgütün daha kuruluşundan itibaren bir CIA projesi olduğunu...

Usame bin Ladin'in 11 Eylül saldırılarından bir gün önce Amerikan hastanesinde diyalize girdiğini ve CIA'in üst düzey yetkilileri ile görüşüp onlar tarafından korunduğunu...

Suriye'nin BOP yada BİP (Büyük İsrail Projesi)in bir ayağı olduğunu....

Sırada İran ve Türkiye'nin olduğunu...

ARTIK SAMİMİ HER MÜSLÜMAN ACI DA OLSA KABULLENMELİ...

Vehhabilik, ingilizlerin kurduğu sapık bir mezheptir. Selefilik ise Vehhabiliğin kamufle adıdır. Vehhabiler kendilerini "selefiyiz" diye gizlerler. Vehhabilerin itikadlarında küfre varan bozulmalar vardır. O inançları ile bırakın şehid olmayı imanlı göçmeyi bile başaramazlar.

İşte ülkemizde de son dönemde çöreklenen, üreyen selefi-vehhabi zihniyetin teröristlerini savunan ünlü selefi avukat bile Suriye'deki çatışmalarda can verdi...

E, hani, yaşanan Nusayri ESAD'a karşı bir Sünni direnişydi?

Suudiler sünnileştiler de bizim mi haberimiz olmadı?

Yada bunlara eğitim veren CIA ve MOSSAD ajanları mı sünnileştiler, İngiliz SAT komandoları mı?

Aklımızı başımıza alalım! Köprüden önce son çıkıştayız...

****
El Kaide davalarının ünlü avukatıydı...

El Kaide davalarının ünlü avukatı Osman Karahan, Halep'te Suriye ordusu ile girdiği çatışmada öldürüldü.

Karahan'ın öldüğünü "silah arkadaşı" Ahmet Gündüz'ün ardından kardeşi Selahattin Karahan da doğruladı.

İnsan Hukukunu Koruma Derneği'nin (İHADER) kurucusu olan Karahan, El Kaide'nin Türkiye sorumlusu olduğu iddia edilen Lui Sakka'nın avukatlığını üstlenmişti.

2006'da El Kaide örgütüne yardım ve yataklık suçlamasıyla gözaltına alınan Karahan daha sonra delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakılmıştı.

Şam yönetimi dün yaptığı açıklamada, Halep'teki çatışmalarda ölü ele geçirilen bazı militanların Türk ve Afgan kökenli olduğunu duyurmuştu.

****
BU NASIL İKİ YÜZLÜLÜK?

Daha düne kadar el Kaide bir terör örgütüydü Kartel medyası için...

Ama şimdi Mücahid oldular Esad'a karşı çatıştıkları için...

İşlerine gelseydi yaşanan şu hadiseleri "El Kaide terör örgütü Suriye'yi de karıştırdı." diye haber yapıp verebilirlerdi... Ama şimdi Siyonizm diktatör Esad'ı devirmek istiyor.

Daha da önemlisi orada insanlar katl ediliyor(!)muş... Sanki Filistin'de, Çeçenistan'da, Bosna'da, Irak'ın işgalinde katl edilenler insan değiller miydi? Her taraf iki yüzlülük her taraf ihanet...

Türkiye Müslümanlarının ilk çözmesi gereken meselesi kripto Yahudilerdir. Özellikle de medya'yı ve parayı kontrol eden kripto Yahudiler...

****
Damarlarında kan yerine, makam-mevki-para-şan-şöhret hırsı dolaşabilecek kadar adileşen,düşen insanların(!), liderlerin olduğu ihtimalini göz ardı ederek, etrafındaki insanlara hep hümanizma(insancıllık) bakışı ile bakanların sonlarının, çok büyük acılar içinde perişan olup feci şekilde can vermek olmasından dolayı, suçlanması gereken ilk kişi, bu derecede büyük bir gaflet ve ahmaklığı sergileyen kendisidir.

****
Sonuçta ortada bir hadise var ki, birileri çıkıp bir devletin siyasi otoritesini karşısına alıp kurşun sıkmışlar. O devlet de parfüm sıkarak mı karşılık versin?

Dahası, kurşun sıkanlar/muhalifler sivilleri de canlı kalkan yapmışlar hatta sivilleri katl edip suçu devlet otoritesinin üzerine atmışlar. Daha önemlisi bunların tamamına yakını bu devletin vatandaşı değiller. Bundan da önemlisi bu devletin, Suriye'nin, komşusu olan Türkiye, bu Suriyeli olmayan terörsitlere, CIA ve MOSSAD ve MI6 işbirliği ile her türlü desteği vermiş. Örgütlemiş, eğitmiş, nakit, silah ve cephane tedariki yapmış. Suriye PKK'ya bunun ne kadarını sağlayabilmiş? Ne olacak şimdi?

Aslında Tayyip'in değil de, ESAD'ın çıkıp da "Ülkemize sızmış, başka ülkelerin vatandaşı olan eli kanlı, sivil katl eden, her adiliği meşru kabul eden selefi-vehhabi teröristlere, komşumuz Türkiye'nin dünyanın gözüne soka soka her türlü desteği vermesi, bu katillerden yaralananları tedavi edip yeniden ülkemize katliam yapmaya göndermesi, uluslar arası hukuka ve insanlığa aykırıdır. Bu bir savaş sebebidir." demesi gerekmez mi?

****
Afganistan sırf el kaide bahanesi ile vurulmuş ve işgal edilmişken, bu gün ABD el kaide ile müttefik olarak, el kaide de ABD ile müttefik olarak ESAD diktatörüne karşı mücadele vermektedir. Bu iki tarafın da samimi olmadıklarının tek başına ispatıdır.

Bu ay öne çıkanlar