barack obama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
barack obama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2017 Pazartesi

İngiliz kuruluşu Daily Mail'ın yayınladığı haber, neden yayından kaldırıldı? | Akademi Dergisi


abd, akademi dergisi, barack obama, beşar esad, daily mail, david goulding, katar, kimyasal saldırı, kimyasal silah, Mehmet Fahri Sertkaya, Suriye, suriye sorunu,

İngiliz yayın kuruluşu Daily Mail'ın 29 Ocak 2013 tarihinde yayınladığı bir haberi sessizce yayından kaldırdığı iddiası büyük yankı uyandırdı. İddiaya göre, 2013'te yayınlanan haberin içeriğinde geçtiğimiz günlerde Suriye'de düzenlenen kimyasal saldırının Esad'a saldırmak için Katar ve ABD arasında planlanmış organize bir plan çerçevesinde düzenlendiğine dair sızdırılan e-posta içeriğinden söz ediliyordu.

29 Ocak 2013'te Louise Boyle imzasıyla yayınlanan Daily Mail haberinin iddiasına göre, İngiliz Britam Defence'ta görevli iki üst düzey yetkili arasında gerçekleşen bir e-posta trafiği kimliği belirsiz kişiler tarafından basına sızdırılmıştı. 

E-postaların içeriğinde, Suriye'ye karşı uluslararası askeri harekatı teşvik edebilecek türde bir kimyasal silah saldırısı düzenlenmesi için isyancılar Katar tarafından finanse edileceği belirtilirken, dönemin başkanı Barack Obama yönetimindeki ABD'nin bu plana yeşil ışık yaktığı ifade ediliyordu.

Aynı dönem Obama, Suriye'de kimyasal silah kullanımının kabul edilemeyeceğine dair bir dizi açıklama yapmıştı.

Her ne kadar haber yayından kaldırılmış olsa da, web arşivi üzerinden haberin içeriğine ulaşmak halen mümkün. Odatv tarafından ulaşılan Daily Mail haber içeriğinde iddia edilen e-posta içeriğine dair bir de ekran görüntüsü bulunuyor.

Britam Defence'da görevli olan David Goulding tarafından Phillip Doughty adlı şahısa gönderdiliği iddia edilen e-posta içeriğinde, kendilerine bu teklifi getirenin Katar olduğu ve ABD'nin konudan haberdar olduğuna dair bir bilgi iletiliyor. 

E-posta içeriğinde, Homs'a yönelik Esad'ın ''sahip olması gereken şeylere benzer'' bir ''içerik'' sunma teklifi aldıkları, Katar'ın sunduğu bu teklifin Washington tarafından onaylandığı belirtilirken, Goulding teklifin kendisi tarafından benimsenemediğini ancak, teklif karşısında önerilen paranın muazzam ölçüde olduğu bilgisi de paylaşılıyor.

Geçtiğimiz günlerde Suriye'de düzenlendiği belirtilen ve kuşku uyandıran kimyasal silah saldırısı iddiasının ardından Washington, Suriye'ye Tomahawk saldırısı düzenlemişti. Bu olayın ardından Daily Mail'ın 2013 tarihli haberine ulaşmak isteyenler haberin siteden kaldırıldığına tanık olurken, seneler sonra gelen sansüre dair tartışmalar ise hızla yayıldı.

Odatv, web.archive.org'da bulunmaya devam eden Daily Mail'ın 29 Ocak 2013 tarihli haberine ulaşmayı başardı. 

Fakat ilgili tarihler gözönünde bulundurulunca, tüm bu haber akışı içersinde bazı gariplikler de dikkat çekiyor. 

Sızdırılan e-posta 25 Aralık 2012 tarihli, Daily Mail'ın silinen haberi ise 29 Ocak 2013 tarihini gösteriyor.

Daily Mail 16 Ocak 2013 günü ise, bir başka haber yayınlamış ve '23 Aralık' tarihinde Homs'da düzenlenen kimyasal saldırı için Esad güçleri suçlanmıştı. Halbuki o dönem Suriye'nin dört ayrı yerinde düzenlendiği iddia edilen Sarin Gazı saldırılarına dair BM komisyon raporu 12 Aralık 2013 tarihine dayanıyor.

| Oda TV

8 Kasım 2013 Cuma

"Ben insan öldürmeyi iyi bilirim!"

"Ben insan öldürmeyi iyi bilirim!"
"Ben insan öldürmeyi iyi bilirim!"
Barack Obama’nın yardımcılarına İnsansız Hava Aracı saldırılarını kastederek, 'insan öldürmekte gerçekten iyiyim' dediği iddia ediliyor.

ABD’deki 2012 seçimlerini konu alan bir kitapta, ABD Başkanı Barack Obama’nın yardımcılarına İnsansız Hava Aracı (İHA) saldırılarını kastederek, “insan öldürmekte gerçekten iyiyim” dediği iddia ediliyor.

Mark Halperin ve John Heilemann’ın kaleme aldığı “Double Down: Game Change 2012” isimli kitap için Obama ve rakibi Mitt Romney’in seçim kampanyalarında görev yapmış kişilerle röportaj yapıldı. Obama yönetiminden kitapla ilgili henüz bir tepki gelmedi. ABC televizyonuna konuşan Beyaz Saray İletişim Direktörü Dan Pfeiffer, kendisinin ve Obama’nın kitabı henüz okumadığını fakat Başkan’ın Washington’dan yapılan “sızdırma”lardan nefret ettiğini belirtti.

3 Eylül 2013 Salı

Üçüncü dünya savaşı son dakikada önümüzdeki haftaya ertelendi

Üçünçü dünya savaşı
Üçünçü dünya savaşı


"Obama, 3. Dünya Savaşı’nı Önümüzdeki Haftaya Erteledi"


"Eğer Başkan Obama gerçekten, Netanyahu’nun büyük bir Ortadoğu savaşı başlatma emirlerine karşı pasif-agresif direniş oyunu oynuyorsa, Obama’nın Gizli Servis timinin Kennedy’ninkinden daha sadık olduğu umulmalıdır."

Dr. Kevin Barrett 

Press TV 

ABD Başkanı Obama Cumartesi günü, Üçüncü Dünya Savaşı'nın ertelendiğini duyurdu. 

30 Nisan 2013 Salı

Bizler 'Arap Baharı' ve Suriye ile uğraşırken ABD tüm Arap ve İslam ülkelerine nükleer başlık taşıyabilecek uçakları İsrail'e veriyor | Akademi Dergisi

arap baharı, cia, MİT milli istihbarat teşkilatı, mossad, siyonizm, suriye sorunu, akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, hüsnü mahalli, barack obama, beşar esed,

Başka hikayeler...

100 kadar ülke bir araya gelmiş ve Esad'dan kurtulmaya karar vermiş. Durum böyle olunca 100 ülkenin tüm olanakları bu yönde kullanılıyor. Medya da bu olanakların başında geliyor. Çünkü daha fazla bağıran ya da yalan söyleyen kazanıyor ya da kazandığını sanıyor.

Tıpkı Irak'ta olduğu gibi.

ABD ve İngiltere yanlarına 40 kadar ülkeyi alarak tüm dünyaya yalan söylediler ve Irak'ı işgal ettiler. Sonra da bu ülkede farklı rakamlara rağmen bir milyondan fazla insan öldü, ölüyor.

Ama kimin umurunda?

Tıpkı Myanmar'da her gün ölenler hiç kimsenin umurunda olmadığı ve olmayacağı gibi. Çünkü Myanmar şu anda coğrafyamızda oynanan Büyük Oyun'un yani BOP'un içinde değil.

Çünkü şu anda ABD ve yandaşları için önemli olan Suriye ve onlara göre Suriye dışında hiç kimsenin başka şeyleri görmesi ya da konuşması yasak.

***
Örneğin ABD'nin son günlerde İsrail'e olan geleneksel ilgisinin dışına çıkması.

Çünkü ABD dünyanın en gelişmiş savaş uçağı F-35'ten 19 tanesini acilen İsrail'e vermeye karar verdi. 10 yılda 70 uçak vereceğini daha önce açıklayan ABD, ki bunların maliyeti 2,2 trilyon dolar, şimdi vereceği uçaklar için de özel teknolojiler üretilmesi talimatını vermiş. Bunun için de ayrıca 450 milyon dolar ayırmış.

Yani bizler 'Arap Baharı' ve Suriye ile uğraşırken ABD tüm Arap ve İslam ülkelerine nükleer başlık taşıyabilecek uçakları İsrail'e veriyor. Peki neden?

Hani bu coğrafyada barış ve dostluk olacaktı? Olacak ama önce Suriye ve Suriye üzerinden tüm coğrafya darmadağın edildikten sonra.Bunun için de ABD hazırlıkları sürdürüyor.

Örneğin yine geçen hafta Pentagon yeni bir silah üzerinde denemelerini başarıyla yaptığını açıkladı. Ama kimin umurunda?

Haberlere bakılırsa bu silah, 13,5 ton ağırlığında yeni türden akıllı bombalar. Uçaklardan atılacak bu bombalar yerin altında 60 metrelik beton sığnakları delerek hedefine varıyor ve yerle bir ediyor. Yani bu bombalar İran'ın yeraltındaki nükleer tesislerini yok etmek için geliştirildi. Yani her şey İsrail için.

Bunca bomba ve uçaklar yetmiyormuş gibi Obama amca yine geçen hafta İsrail'e 80 milyon dolar daha bağışta bulunarak (yıllık yardım 3,2 milyar dolar) Füze Kalkanı Projesi kapsamında yeni teknolojiler satma kararı aldı. Malatya'daki radarlarla ilgisi olup olmadığını henüz bilmediğimiz bu teknolojiler, önümüzdeki yılların en önemli silahı olacaktır.

Tıpkı ABD'nin 'Büyük Müttefik' Türkiye'ye vermeyi kabul etmediği füze taşıyan Predatorlar gibi. ABD ve yakında İsrail bu Predatorlarla istedikleri yerde istedikleri hedefi ya da adamları vurabilecekler.

Şimdilerde bir tek füze taşıyabilen Predatorları Amerikalılar 2 daha sonra da 4 füze taşıyacak şekilde geliştiriyorlar. Tabii ABD, İsrail için yaptıklarını ya da İsrail'e verdiklerini asla ve asla başka hiçbir ülkeye yapmayacak ve vermeyecektir.

Çünkü ABD'ye göre İsrail'in dostu yani işbirlikçisi olmayan hiçbir ülke, Türkiye dahil, ABD'nin stratejik müttefiği olmayacaktır.

***
Bir düşünün ABD'ye 30 yıl hizmet eden Mübarek bile Obama'nın bir göz kırpmasıyla kafese konuldu. Çünkü ABD'ye göre hizmet sınırsız da olsa yetmez. ABD köle ister. Tıpkı Suudi Arabistan kralları, Katar Emiri ve Körfez'deki şeyhler gibi.

Bu kral, emir ve şeyhler 250 yıldır önce İngilizlere şimdi de ABD'ye kölelik ediyorlar.

Örneğin Suudi Arabistan son 50 yılda ABD ve Batı'dan bir trilyon dolarlık silah aldı ama bunları hiçbir zaman kullanmadı. Babasına darbe yaparak iktidarı ele geçiren Katar Şeyhi ise herkesi ABD planları için parayla satın alabileceğini düşünüyor.

Geçen hafta bu şeyh hazretleri Suriye konusunda ABD ile hareket eden Almanya'dan iki milyar dolarlık tank alacağını açıkladı. Bu tanıkları ne yapacağı ise merak konusu.

Çünkü 11 bin kilometrekarelik Katar'ın neredeyse yarısı Amerikan üsleriyle kaplı ve bu ülkenin nüfusu 200 bin civarında. Ama olsun şeyh hazretleri cüssesine ve CIA-Mossad Operasyon Merkezi gibi çalışan El-Cezire televizyonuna güveniyor.

Çünkü bu savaş başından beri yalanla yürütülüyor. Gerisi nasıl olsa gelir ve gelecek.

Umarım o zaman Türkiye ve tüm coğrafyamız için geç kalınmış olmaz.

Belki de bu nedenle El-Cezire Türk iki yıldır bir türlü yayına başlamıyor!!!

Şimdiden söylüyorum:

Suriye'de iç savaş çıksın ve Kuzey Suriye'de Kürt özerk ya da federal bölgesi kurulsun bu kanal hemen yayına başlar.

HÜSNÜ MAHALLİ

CIA'ya Esad'ı indirin talimatı! Bu güne kadar gizlice yaptıklarını bu gün resmen kabul ediyorlar | Akademi Dergisi

büyük israil, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), cia, özgür suriye ordusu, suriye sorunu, akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, barack obama, beşar esed, incirlik üssü,

CIA'ya Esad'ı indirin talimatı! Bu güne kadar gizlice yaptıklarını bu gün resmen emir ediyorlar. Bir türlü hedeflerine varamıyorlar. BOP'u yada Büyük İsrail'i bir türlü kuramıyorlar

Bu yapılanlar uluslar arası hukuka ve BM tüzüğüne aykırı. Tamamen ABD sömürgeciliği...

Ne ABD'nin böyle bir hakkı var nede AKP hükümetinin bu emirlere itaat etme lüksü var.

Suriye halkı kimsenin umurunda değil, hedef ABD'yi kurtarmak ve Büyük İsrail'i kurmak...

***
Obama’nın, CIA ve ABD’nin diğer istihbarat birimlerine, Esad’ı devirmeye çalışan muhaliflere destek yetkisi veren emri imzaladığı ortaya çıktı. Emir bu faaliyetlerin Adana’da merkezinde koordine edilmesini öngörüyor.

ABD Başkanı Barack Obama’nın, CIA ve ABD’nin diğer istihbarat birimlerine, Beşar Esad’ı devirmeye çalışan Suriyeli muhaliflere destek yetkisi veren başkanlık emrini bu yıl içinde imzaladığı belirlendi. İngiliz haber ajansı Reuters’ın özel haberine göre; aynı başkanlık emri bu faaliyetlerin Adana’daki komuta merkezinde koordine edilmesini öngörüyor.

Merkez İncirlik

Beyaz Saray, ABD’nin bazı müttefiklerinin aksine muhaliflere silah verme fikrine hala soğuk bakıyor. Başkanlık emrinin kapsadığı yetkiler tam olarak bilinmese de silaha izin vermediği tahmin ediliyor. Bu tip bir yardım için Obama’nın ikinci bir emir çıkarması gerekiyor.

Reuters’a konuşan bir hükümet yetkilisi, başkanlık emrinin muhaliflere yardımın Türkiye tarafından yönetilen bir komuta merkezinden koordine edilmesini öngördüğünü doğruladı. Reuters geçen hafta bu komuta merkezinde Türkiye’nin yanı sıra Katar ve Suudi Arabistan’ın da görev aldığını duyurmuştu. Şimdi bu merkezin İncirlik Üssü’nün de bulunduğu Adana’da yer aldığı kesinleşti.

Ankara’nın desteği

Reuters Türkiye’nin uzun süredir Esad’ın gitmesinden yana olduğunu hatırlattı. Ajans, Amerikalı yetkililere dayandırdığı haberinde Ankara’nın muhaliflere desteğini gittikçe artırdığını, eğitimin yanı sıra büyük ihtimalle ekipman desteği de verdiğini kaydetti. Avrupalı hükümet kaynakları ise Katar ve Suudi Arabistan’da özellikle varlıklı ailelerin muhaliflere sahip çıktığını ve maddi destek verdiğini söyledi.

89 milyon dolar

Obama yönetimi ise şimdiye kadar muhaliflere büyük çapta maddi destek verdi. Hükümet muhaliflere 25 milyon dolar değerinde öldürücü olmayan ekipman dağıttı. Suriye genelinde de çeşitli uluslararası örfütler aracılığıyla 64 milyon dolar insani yardım yaptı. İlginiç bir gelişme de Amerikan Maliye Bakanlığı’nın bu hafta muhalif gruplara ABd içinde para toplama ve aktarma izni vermesi oldu. (Milliyet)

Bu ay öne çıkanlar