suudi arabistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
suudi arabistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2017 Çarşamba

Bop'çular iyice birbirlerine düştü | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), suriye, katar, şeyh temim bin hamad el-thani, suudi arabistan, siyonizm, rusya, çin,

Daha dün, Büyük İsrail Devleti projesi kapsamında hizmet verecek bir sözde İslam ordusu kuracaklarını açıklayan Siyonist hizmetkarları, bu gün birbirlerine düştükçe, düşüyorlar. Katar ve diğer Körfez ülkeleri arasındaki gerilim büyüyor. Bugün Katar'ın BAE, Bahreyn, Kuveyt, Mısır ve Suudi Arabistan'daki büyükelçilerini geri çağırdığı iddialarının ardından, BAE ve Suudi Arabistan'dan da Katar'a misilleme geldiği belirtiliyor. 

18 Nisan 2017 Salı

Tayyip'in büyük müttefiki Katar'da, zamanlaması manidar iç karışıklıklar | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, katar, darbe, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), hamad bin halife, saray darbesi, siyonistler, cia, mossad, akp'nin gerçek yüzü, suudi arabistan, Recep Tayyip Erdoğan,

ENTERESAN

AKPKK ile Katar ve Suudi Arabistan'ın, Türkiye'yi parçalara bölmek için gizlice görüşmeler yapıp anlaşma sağladıklarına, bunun için çok büyük paralar ayırdıklarına dair istihbarat raporları olduğunun konuşulduğu şu günlerde, hem AKPKK referandumda hezimete uğradı hem de Siyonizmin emir eri olan Katar'da iç karışıklılar çıkıyor ve saray darbesi bekleniyor. 

Siyonistler, CIA ve MOSSAD için işler hiç iyi gitmiyor

BOP yani gerçek adı ile Büyük İsrail Devleti projesinin eş başkanı yapılan ve buralara kadar CIA ve MOSSAD tarafından getirildiği yüzlerce somut delil ile ispat edilebilen, sahte diplomalı sözde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, bölgedeki müttefiki ve yine büyük bir BOP hizmetkarı olan Katar'da "darbe" ihtimali gündemde...

Al Masdar'ın Al-Youm Al-Sabaa'dan aktardığına göre, Katar'ın yönetici ailesi içerisinde büyük bir çatlak var.

İddiaya göre, yine bir "saray darbesi" ile devrilen eski Katar Emiri Hamad bin Halife, oğlu Abdullah bin Hamad el-Thani ile birlikte, diğer oğlu ve Katar'ın şu andaki emiri Tamim bin Hamad'a karşı darbe planlıyor.

Tamim'in, babasının ve kardeşinin kendisine karşı orduyu da içine alan bir darbe girişimde olduğundan şüphelendiği kaydediliyor. Darbe sonucunda, Hamad'ın diğer oğlu Abdullah'ı Katar Emiri ilân etmeyi istediği söyleniyor. Katar'ın yönetici ailesinin üç kampa bölündüğü, Hamad'ın özellikle başkent Doha'da etkili olduğu belirtiliyor.

Hamad'ın Batılı hükümetlere lobi yaparak, Tamim'den desteklerini kesmelerini ve Abdullah'ı desteklemelerini istediği de iddialar arasında. İddiaya göre Hamad Batılı yöneticilere, oğlu Tamim'in teröre desteği ve başka Arap ülkelerinin içişlerine nasıl karıştığına ilişkin belgeler verdi. Yine Hamad, oğlu Tamim'in sağlığı ve mental koşullarının kötü olduğu yönünde de bir rapor verdi.

Yine Hamad'ın, Batı'daki bazı gazetelere para karşılığında oğlu Tamim'in "teröre verdiği destek" hakkında belgeler verdiği de gelen bilgiler arasında. İddiaya göre Tamim, geçen ay, Londra'da bulunan babasının Doha'ya dönüşüne izin vermedi. Bu, aile içerisinde çatlağın kesin belirtisi sayılıyor.

Hamad bin Halife de, 2013 yılında bir "saray darbesi" ile devrilmiş ve yerine oğlu Tamim gelmişti.

17 Nisan 2017 Pazartesi

Rusya, Irak senaryosunun Suriye'de tekrarlanmasını istemiyor | Akademi Dergisi

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, valentina matviyenko, moskova, rusya, kimyasal silah, suudi arabistan, riyad, abdullah eş şeyh, şayrat hava üssü, suriye sorunu, ırak, gizlenen gerçekler,


Rusya parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko, Moskova yönetiminin, kimyasal silah iddialarıyla Irak'ın işgaline yol açan senaryonun Suriye'de tekrarlanmasını istemediğini belirtti.

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da Suudi Arabistan Yüksek Danışma Konseyi Başkanı Abdullah eş Şeyh ile görüşen Matviyenko;

➥ "Batı koalisyonunun Irak'ı kimyasal silah bahanesiyle işgal etmesini deneyimledik. Rusya, kanıta dayanmayan bu senaryonun Suriye'de tekrarlanmasını istemiyor" dedi.

'BAŞKA ÜLKELERE GİRMEK İÇİN BAHANELER ÜRETİLMESİN'

Başka ülkelere girmek için bahaneler üretilmesini istemediklerini belirten Matviyenko, Suriye'deki Şayrat hava üssüne düzenlenen saldırının uluslararası hukukun en ağır ihlali olarak gördüklerini ve bunun egemen bir ülkeye yönelik saldırganlık eylemi olduğunu düşündüklerini vurguladı.

10 Nisan 2017 Pazartesi

Suriyeli Uzman: Teröristler kimyasal silahları Türkiye’den getirdi | Akademi Dergisi



Suriyeli hukuk uzmanı Mazhar Ahmet, teröristler kimyasal silahları Türkiye üzerinden ve türkiye rejiminin bilgisi dahilinde Suriye’ye soktuğunu açıkladı.

Şam’da İran muhabirine konuşan Ahmet, İdlib’daki kimyasal saldırıların kurbanlarının durumu, geçen sene Halep’te teröristlerce yapılan kimyasal saldırıya benzediğini belirtti. Ahmet, bazı kaynaklar kimyasal maddelerin teröristlerce ve Türkiye rejiminin bilgisi dahilinde ve destekleri ile Türkiye’den İdlib’e kaçak edildiğini kaydetti. Ahmet, uluslararası camia Suriye yönetimini suçlamadan önce söz konusu zehirli gazların kaynağını araştırması gerektiğini vurguladı. Ahmet ayrıca Türkiye ve Arabistan gibi teröristlerin hamileri bu yüzden cezalandırılmaları gerektiğini kaydetti.

7 Mart 2016 Pazartesi

Dört dörtlük tezgahlara karşıyız! | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, cia, ihvan-ı müslimin, Mehmet Fahri Sertkaya, mossad, muhammed mursi, suriye sorunu, doğu türkistan, suudi arabistan, arap baharı, yahudiler, rabia işareti,

CIA ve MOSSAD'ın başlatıp yönettiği halk hareketlerine, renkli baharlara karşıyız!

Galeyana getirilen halkların, sıkıyı görenlerce ortada bırakılmasına karşıyız! 

Mursi'yi ve İhvan'ı bir başına bırakanlara karşıyız! Hoş CIA'nın adamı Mursi'ye ve elli yıldır CIA'nın yönettiği İhvan'a da karşıyız. 

Mursi ve İhvan bu hale gelmemiş gibi, şimdi Doğu Türkistan ahalisini ayaklandırmaya çalışanlara karşıyız!

Vasıfsız müslüman erkeklerin, hatta yetmeyip kadınların, genç kızların ve çocukların siyasi mücadelelere çekilmesine ve istismar edilmesine karşıyız. Bunların emeklerinin, mücadelelerinin birilerinin ego tatminine ve san, şöhret makam ve para hırslarını tatminine alet edilmesine karşıyız..

Elli yıl İslam'ı araç edinerek siyaset yapan yerli ve yabancı sözde islami lidlerin bir hiçi başardıkları meydanda oldukları halde, hala arkalarından gidilmesine karşıyız. 

İslam'ı parti ve siyasi ideoloji seviyesine indirmek isteyenlere karşıyız.

Müslümanız ve İslamcı değiliz, ciğeri beş para etmez politikacılara değil samimi ve istikametteki İslam alimlerine tabiyiz ve bizler kuru gürültülere, samimiyetsiz ve mideden gelen bağırtılara, dini dünyaya alet eden mel'unlara karşıyız. 

Meydanlarda, mitinglerde politikacı gibi nutuk atan, el kol hareketleri sergileyen, gerçekleri eğip büken, işine geldiği gibi fetva veren, yüz binleri ve hatta milyonları yoldan çıkartan çakma hocalara, ahir zaman alimlerine de karşıyız.

Şeriat denilince İran ya da Suudi Arabistan ya da ABD'deki zenci akımlarını akıllara getiren ve Türkiye müslümanlarını bir an evvel Sünni İslam'dan uzaklaştırmak gayesi güden binbir surat ve yalancı mel'unlara da karşıyız.

Bizler seksen milyon insanın, sıkıyı görünce "kınayıp geçmesine" , hemen ardından başka bir CIA merkezli kampanya patlatılınca yine profillerini, kapak resimlerini, duvarlarını bu kampanyaya uygun hale getirmesine karşıyız.

Bizler iki yüzlülüğe, yalancılığa, riyakarlığa, aldatıcılığa, sömürüye, vatan satılmasına, din satılmasına, ümmetin satılmasına, bir avuç Yahudiye kul köle olunmasına, ebedi saadetlerin birkaç gösteriş ve nutuk budalasının malzemesi yapılmasına, bilenlerin susmasına, susmayanların karanlanmasına karşıyız. 

Bizler Akademi'yiz ve altı yıldır, karşı olduğumuz bunca yanlış akımların dibini oyduk ve yıkana kadar da karşılarındayız.


Dikkat! Gerçek sahibinin CIA olduğu ispat edilmiş olan Facebook ve benzeri Amerikan menşeli sosyal ağlar bizi uzun yıllardır sansürlüyor. Bu yayını paylaşıp, söz konusu sosyal ağlar üzerinde yaymayı, duyurmayı başaramayacaksınız. Ayrıca bu sosyal ağlardaki sayfalarımıza takipçi olduğunuzda, paylaştıklarımızın çoğunu göremeyeceksiniz. Bu, son sekiz senedir bu şekilde. Bu nedenle bizi, Akademi Dergisi'ni ve Mehmet Fahri Sertkaya'yı, farklı konudaki yüzlerce sitelerimizin bütün yayınlarını Telegram kanalımızdan takip etmenizi tavsiye ederiz: www.t.me/AkademiDergisi

(Takipçiler birbirinin isim ve telefon numaralarını bile göremez. Çok güvenli ve huzurlu bir ortamdır.)

25 Mart 2014 Salı

AKP, Suriye uçağını gündemi değiştirmek ve seçim yatırımı yapmak için mi düşürdü?

AKP, Suriye uçağını gündemi değiştirmek ve seçim yatırımı yapmak için mi düşürdü?
AKP, Suriye uçağını gündemi değiştirmek ve seçim yatırımı yapmak için mi düşürdü?


Türk Silahlı Kuvvetleri’nin dün Suriye sınırında hava sahasını ihlal ettiği gerekçesi ile vurduğu Suriye Hava Kuvvetleri’ne ait jet, ülkede ve uluslararası kamuoyunda tartışma yarattı. Söz konusu müdahalenin nasıl gerçekleştiği ve izleyen süreçte neler olabileceğini gazeteci Fehim Taştekin RS FM mikrofonlarında değerlendirdi.



Türkiye’nin angajman kurallarını uygulayarak düşürdüğünü açıkladığı Suriye Hava Kuvvetleri’ne ait jet uçağı, Türkiye ile Suriye savaşa girecek mi sorularını gündeme getirdi.

“Ali Topuz’la Dünya Hali”ne konuk olan Radikal Gazetesi dış haberler müdür Fehim Taştekin, Türkiye ile Suriye arasındaki son gelişmeleri ve izleyen süreçte neler olabileceğini değerlendirdi.

“ESAD KOMŞULARIYLA YENİ BİR CEPHE AÇMAK İSTEMİYOR”

9 Eylül 2013 Pazartesi

Esad konuştu: "Türkiye bir avuç para ile ayarlandı"

esad konuştu
esad konuştu

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, Rus İzvestiya Gazetesine mülakatta bulundu. Esad'ın konuşmasından satır başları şöyle;

- Amerika, topraklarımıza savaş açması sonucunda Vietnam'dan bu yana karşılaştığı sonuçla karşılaşacaktır; başarısızlık... Suriye’nin Batının kuklası olacağını sananlar yanılıyor ve bu asla gerçekleşmeyecek bir hayalden ibarettir. Dünyaya mesajımız budur.

- Türkiye gibi açık ve uygar bir topluma sahip büyük bir devletin kapalı bir mantığa sahip bir körfez ülkesi tarafından bir kaç dolarla yönetilmesi oldukça esef vericidir. Şüphesiz ve tabii ki tüm bunun sorumlusu Türkiye halkı değil de, Türkiye Hükümeti Başkanıdır. Türkiye halkı bizimle bir çok geni, örf, adet ve ortak paydaları paylaşıyor

- Mücadele ettiğimiz grupların büyük çoğunluğunu el Kaide fikrini taşıyan Tekfirci Gruplardır. küçük bir bölümü ise kanun kaçaklarından oluşmaktadır. Onlara mesajımız
“TERÖRÜN VURDUĞU HER YERDE TERÖRÜ VURACAĞIZ"


- Dünyanın hiçbir ordusu, devletin bütün toprakları üzerinde tam teçhizatlı olarak bulunamaz. Teröristler bu durumdan yararlanarak ordunun bulunmadığı her bölgeye giriyorlar. Farklı yönlerde hareket ediyorlar ve biz de onları her yerde kovuşturuyoruz ve girdiğimiz her bölgede tamamıyla temizliyoruz. Dolayısıyla sorun teröristlerin bulunduğu bölgeler değil dışarıdan büyük sayıda terörist gelmesidir.

- İsrail teröristlerle işbirliği yaptığını bizzat söyledi. Defalarca hastanelerinde onlarca teröristi tedavi etti, sınırda teröristlere darbe İndirdiğimiz zaman İsrail baskıyı hafifletmek amacıyla güçlerimizle çarpıştı, onları kuşattığımız zaman İsrail bariyerleri kaldırıp diğer tarafa geçmelerine ve karşı taraftan saldırmalarına İzin verdi.

Bu ay öne çıkanlar