ingiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ingiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2017 Cuma

Suriye sorunu 3. dünya savaşına dönüşüyor. BMGK'da Rusya-İngiltere gerilimi: 'Rusya’ya hakarete cür'et etme!' | Akademi Dergisi

3. dünya savaşı, abd, akademi dergisi, basar esed, bm güvenlik konseyi, ingiltere, matthew rycroft, Mehmet Fahri Sertkaya, rusya, suriye sorunu, vitaliy çurkin, vladimir safronkov,

BM Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Fransa, ABD ve İngiltere tarafından hazırlanan Suriye karar tasarısı oylanmadan önce Rus ve İngiliz temsilciler arasında gergin dakikalar yaşandı.



Rusya, Suriye'ye ilişkin BMGK kararını veto etti. İngiltere’nin BM Daimi Temsilcisi Matthew Rycroft’un oturumda sarf ettiği sözlere sert tepki gösteren Rusya’nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Vladimir Safronkov, “Rusya’ya hakaret etmeye cüret etme!” ifadesini kullandı.


İngiliz temsilci Rycroft, 15 üye ülkenin temsilcileri huzurunda yaptığı konuşmada, Rusya’yı ‘uluslararası partnerleri’ ile birilikte hareket etmek yerine ‘katil ve barbar’ olarak nitelendirdiği Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a destek vermekle suçladı.

Rycroft, geçen hafta Suriye’nin kuzeyinde militanların kontrolündeki bölgeye ordu güçleri tarafından düzenlendiği iddia edilen saldırı noktasında sarin gazı bulunduğunu da öne sürdü.

'RYCROFT, KONSEY'DE CEPHELEŞME YARATMAYA ÇALIŞIYOR'

Rusya’nın eski BM Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin’in ani ölümünden sonra ona vekalet eden Safronkov, İngiliz meslektaşından hemen sonra yaptığı konuşmada;

➥ “Rycroft’un konuşması, İngiliz diplomatın sadece BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın çabalarına zarar verme ve Güvenlik Konseyi’nde cepheleşme yaratma niyetinde olduğunu gösteriyor” dedi.

'GÖZLERİNİ KAÇIRMA! BANA BAK!'

Rycroft’un Rusya ve ABD arasındaki işbirliğini görmezden geldiğini ve bu işbirliğine zarar vermek için her şeyi yaptığını kaydeden Safronkov, meslektaşına ‘sen’ diye hitap ederek şunları söyledi:

➥ “Gözlerini kaçırma! Bana bak! Neden gözlerini kaçırıyorsun? İngiltere, Suriye krizinin barışçıl çözümü için hiçbir şey yapmadı. Rycroft, de Mistura’nın konuşmasını hiçe sayıp, Türkiye, Suriye, İran ve diğer ülkelere hakaret etmeyi seçti. Rusya’ya hakaret etmeye cüret etme!”


'BATI, REJİM DEĞİŞİKLİĞİ İDEOLOJİSİNE TAKILIP KALDI'

ABD’in ‘Rusya, her ihlal olayıyla kendini uluslararası toplumdan tecrit ediyor’ şeklindeki uyarısına da yanıt veren Safronkov, Batılı ülkeleri teröristlere destek vermekle ve rejim değişikliği ideolojisine takılıp kalmakla suçladı.

12 Nisan 2017 Çarşamba

Delil yok, iftira çok. Her adiliği yapıp sonra suçu Esed'in üzerine atıyorlar | Akademi Dergisi

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, marcello ferrada de noli, abd, ingiltere, suriye, beşar esad, suriye sorunu, russia today, gizlenen gerçekler, gerçek yüzü,

SWEDHR Başkanı De Noli: Batı ülkelerinin Esad’a yönelik suçlamaları asılsız

Russia Today (RT) televizyonuna konuşan İsveç İnsan Hakları Doktorları Örgütü (SWEDHR) Başkanı Marcello Ferrada de Noli, Batı politikacılarının delil yokluğuna rağmen tüm kötülüklerden Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı sorumlu tutmaya devam ettiğini belirtti.

İsveç İnsan Hakları Doktorları Örgütü (SWEDHR) Başkanı Marcello Ferrada de Noli, Batı ülkelerinin Suriye hükümetini asılsız olarak kimyasal saldırı ve insanlığa karşı suç işlemekle suçladığını söyledi.

Sarmin’de 2015 yılında yaşanan kimyasal saldırıyı örnek gösteren de Noli, bu olayın uluslararası örgütler ve büyük ülkeler tarafından araştırıldığını hatırlatarak,

➥ “Tüm incelemelerden sonra kimse, bu olayla Suriye hükümeti arasında bağ bulamadı ama yine de herkes varsayılan olarak yaşananlardan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı suçlamaya devam ediyor. Tüm deliller, BM komiteleri tarafından dikkatlice incelenmişti. İncelemelerden sonra, ABD ve İngiltere’nin sunduğu kanıtların kimyasal silahın Suriye ordusu tarafından kullanıldığına açıkça işaret etmediği sonucuna varılmıştı” dedi.

Durumun zamanla değişmediğini söyleyen de Noli, Batı politikacılarının delil yokluğuna rağmen tüm kötülüklerden Esad’ı sorumlu tutmaya devam ettiğini belirterek Russia Today (RT) televizyonuna bu konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

➥ “Halep teröristlerden kurtarıldıktan sonra birçok şey değişti. Özellikle de Batı ülkelerinin Devlet Başkanı Esad’a karşı propagandası değişti. Suriye hükümetine yönelik devam eden suçlamaların hiçbir delile dayanmaması dikkat çekiyor. İngiliz politikacı Boris Johnson, elindeki tüm kanıtların kimyasal saldırının ardında Esad’ın durduğunu doğruladığını açıkladı ama tek bir gazeteci bile bu kanıtların tam olarak ne olduğunu sormadı”.

Sivil toplum kuruluşları, Batı medyası ve politikacıların sıkça görgü tanıklarının ifadelerine dayandığını söyleyen de Noli, bu tür kaynakların, ayrıntılar bağlamında şüphe uyandırdığını belirterek şunu söyledi:

➥ “Onlar sıkça, görgü tanıklarımız var, diyor. Ama biz bu ifadelerin kalitesini gördük. Örneğin, 2015 yılının mart ayında, Human Rights Watch örgütü, sarin gazıyla yapılan ve arkasında Suriye hükümetinin durduğu saldırı hakkında bilgi verdi. Kanıt olarak da iki anonim kaynak gösterildi. Tanıklardan biri Beyaz Kasklar üyesiydi. Bu kaynak, helikopter sesini duyduğunu söyledi ama helikopteri görmediğini kaydetti. Bunun yanında, hiçbir görüntü ve ses kaydetmedi. Bu çok dikkat çekiyor, çünkü kısa süre sonra onlar, bu saldırıda yaralanan çocukları kurtarma anını videoya yansıttılar”.

8 Nisan 2017 Cumartesi

Rusya, Suriye'nin elinde kimyasal silahlar bulunduğuna ve kullandığına dair kanıt istedi, 'ikinci İsrail' denilen Amerika yine sessiz, yine çaresiz... | Akademi Dergisi


akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, abd, şayrat hava üssü, igor konaşenkov, kimyasal silahlar, suriye, suriye sorunu, ırak, ingiltere, suriye ordusu, colin powell,


İŞTE BUNA DA ÇOK KIZACAKLAR

BOP eşbakanı, sahte diplomalı gayri resmi cumhurbaşkanı, eşek etinden sucuk yapıp satarken suç üstü olup gazetelere manşet haber olduğu iddia edilen sucukçu Erdoğan, buna çok kızacak...


CIA raportörü İbrahim Kalın buna çok kızacak...

Siyonistlerden daha Siyonistçe bir tavrı, hiç rahatsızlık duymadan bütün milletimizin önünde sergileyen Sabetaycı gizli Yahudi Numan Kurtulmuş buna çok kızacak...

Musevilerin kutsal bursu ile okutulmuş olan gizli Kürt Yahudisi makaracı Egemen Bağış buna çok kızacak...

'Türk ordusu Kürdistan dağlarında işgalci konumundadır.' yazılı bir paçavraya imza atmaktan rahatsızlık duymayan, son seferinde de İsrail'e karşı onurlu bir duruşla mücadele eden Hamas'ı tehdit eden, Hamas adına gerçek dışı açıklamalar yapan ve bütün İslam coğrafyalarında yaşayan Müslüman milletlere "Türklere ne olmuş böyle?" dedirten ve gizli Kürt Yahudi'si olduğu iddia edilen skandalların adamı Mevlut Çavuşoğlu da buna çok kızacak...

AKPKK üst yönetimindeki CIA ve MOSSAD bağlantılı gizli Yahudiler, gizli Ermeniler, ayrıca onlara hizmet eden gizli Ermeni Devlet Bahçeli ile çevresi, buna çok kızacak...



Çünkü...

Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, Pentagon ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Suriye'de Şayrat Hava Üssü'nün vurulmasının üstünden 24 saat geçmesine rağmen, Suriye ordusunun elinde kimyasal silah olduğu yönündeki iddiaları destekleyecek kanıt sunamadığını söyledi.

Gazetecilere konuşan Konaşenkov, 

➥ "Bir gün geçmesine rağmen ne Pentagon ne de ABD Dışişleri Bakanlığı, üste kimyasal silah bulunduğuna dair kanıt sundu" dedi.

Şayrat Üssü'nü onlarca ABD temsilcisinin, itfaiye görevlileri, polis ve Suriye askerinin ziyaret ettiğini belirten Konaşenkov, üste kimyasal silah bulunan depo tespit edilmediğini ifade etti.

'HER ŞEY YİNE DİŞ MACUNU TOZU OLAYINA BENZİYOR'

‘ABD’nin saldırdığı Şayrat Üssü normal şekilde çalışmaya devam ediyor’ Konaşenkov, "Üste kimse gaz maskesi takmıyor ve kendilerini gayet iyi hissediyorlar. Bu nedenle akıllara şu soru geliyor: ABD Başkanı'na kimyasal silah bulunduğuna dair 'kanıtı' kim sundu? Birçok şey yine diş macunu tozu olayına ve İngiltere Başbakanı'na Irak'ta kimyasal silah bulunduğu iddia edilen raporlara benziyor" ifadelerini kullandı.

Konaşenkov, Şayrat Üssü'nde kimyasal silah bulunduğu iddialarının kanıtlanmasının tek yolunun da üsse uzmanlar gönderilmesi olduğunu ifade etti.

COLIN POWELL'IN ASILSIZ İDDİALARI

Eski ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, BM'de yaptığı bir konuşmada elinde tuttuğu küçük bir cam tüp içindeki maddeyi, Irak hükümetinin elinde kitle imha silahları bulunduğunun kanıtı olarak göstermişti. Fakat Irak işgaline gerekçe olarak kullanılan bu iddianın aslı olmadığı ortaya çıkmıştı.

ABD ve İngiltere, bunu kanıt göstererek müttefikleriyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) onayı olmadan Irak'ı işgal etmişti. (Sputnik)


10 Eylül 2013 Salı

Bu filim Amerikan İstihbaratının yapımı; Suriye'de Guta kimyasal saldırısı



Voltairenet.org'dan Thieerry Meyssan bu analizinde Suriye'deki kimyasal saldırı hakkındaki resmi anlatıyı sorguluyor...


Batı Rasyonalitesi

Voltairenet.org

Thierry Meyssan

Sizler Tonkin Körfezi hadisesini ve Vietnam Savaşını, Kuveyt kuluçka makinelerini ve Birinci Körfez Savaşını, Racak katliamını ve Kosova Savaşını, Irak'ın kitle imha silahlarını ve İkinci Körfez Savaşını, Bingazi'ye yapılan tehditleri ve Libya savaşını sevdiniz mi? Öyleyse Guta'da sivillerin gazla öldürülmesine ve Suriye'nin bombalanmasına bayılacaksınız...

Beyaz Saray tarafından yayınlanan bir bildiride, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper, 21 Ağustos 2013 tarihinde Şam'ın banliyölerinde bir düzine yere düzenlenen büyük bir kimyasal silah saldırıda 1429 kişinin öldüğünü söyledi.

Fransız istihbarat servisleri, istihbarat koordinatörü Alain Zebulun'ın gizli notlarına göre, olay mahallinde araştırma yapıp kurban sayısını teşhis imkânı bulamadılar. Bununla birlikte videolarda yaklaşık 281 kurban gördüler, Fransız “sivil toplum” organizasyonu Sınır Tanımayan Doktorlar ise hastanelerde 355 kişi saymışlar.

Müttefik servislerin tümü videolara atıf yapıyor. Amerikalılar YouTube'da 100 video toplamışken Fransızların elinde sadece 47 tane var. Washington ve Paris bu videoların hepsini gerçek kabul ediyor. Bununla birlikte, bunların bir kısmı Şam saatiyle sabah saat 7'de yayınlanmış (bu durum videoların, merkezi Kaliforniya'da olan YouTube'da niçin 20 Ağustos şeklinde tarihlendirildiklerini gösteriyor), fakat neredeyse gün ortası güneşi, görüntülerin çok önceden kameraya alındığını gösteriyor.

Bütün gözlemciler kurbanlar arasındaki çocukların sayısının yüksekliğine dikkat çektiler. ABD 426 çocuk saymış, yani kurbanların üçte birinden fazlası. Fakat ne Amerikalı ne de Fransız meslektaşlarından olan başka gözlemciler, kurbanların neredeyse tamamının aynı yaşta olduğunu ve başlarında kendilerine ağlayan ailelerinden kimsenin olmayışını keşfederek oyunbozanlık yapmış oldular. Ve garip olan şey gazın çocuklarla birlikte yetişkinleri de öldürmesi gerekirken, kadınların hepsinin kurtulmuş olması.

Uydu kanallarının kurbanların resimlerini yaygın bir şekilde göstermesi Lazkiye yakınlarındaki Alevi ailelerin iki hafta önce “isyancılar” tarafından kaçıırlmış çocuklarını tanımalarına imkân sağlamış. Bunların tanınması çok uzun sürdü zira ABD, Birleşik Krallık ve Fransa'nın müttefiklerince devlete sadık köylerde (toplu mezarlarında binden fazla sivil cesedin bulunduğu) gerçekleştirilen bu katliamdan kurtulanların sayısı çok azmış.

Amerikalılar, İngilizler ve Fransızlar kurbanların sarin ya da sarin içeren bir gazla öldürüldüklerinde ittifak ediyorlar. Bulgularını, kendi servislerince toplanan örnekleri inceleyen labaratuvarlarındaki analizlere dayandırıyorlar. Bununla birlikte, kendi delillerini toplamak için olay mahalline gelen BM müfettişleri yaklaşık on gün içinde sonuçlarını açıklayacaklar. Gerçekte Amerikalı, İngiliz ve Fransızlar tarafından yapılan analizler dünyanın bilimsel toplumu için tanıdık değil, zira bunlar doku örneklerinin incelenmesi için çok daha uzun bir süreye ihtiyaç duyuyorlar.

Çocukların kimyasal zehirlenme sonucu öldürüldüğü açıksa da hepsinin gaza maruz kalıp kalmadığı kesin değil. Videolardaki ölümler esnasında beyaz bir köpük gözüküyor, fakat sarinin sarı kusmuğa neden olduğu biliniyor.

Üç Batılı güç de bu olaydaki sorumluluğu değişik oranlarda Suriye Arap Ordusuna nispet etmede uzlaştı. ABD Ulusal İstihbarat Direktörü, servislerinin Suriye ordusunun son dört gün içinde kimyasallarla uğraştıklarını gözlediklerini söylüyor. Birleşik Krallık İstihbarat Komitesi Başkanı Jon Dray de bunun Suriye ordusunun ilk girişimi olmadığını söylüyor ve 2012'den itibaren 14 kez gaz kullandığı teminatını veriyor.

ABD, İngiltere ve Fransız istihbarat servislerinin bu bulguları, dinlemeye takılmış bir telefon konuşmasıyla destekleniyor. Bu anlatıya göre, üst düzey bir Suriye savunma yetkilisi katliam hakkında konuşmak için kimyasal silah biriminin başını panik halinde aramış. Fakat bu dinleme operasyonunu Amerikalılar, İngilizler ya da Fransızlar değil de Mossad'ın Birim 8200 isimli departmanı yapmış.

Özetle, ABD, İngiltere ve Fransız servisleri Suriye Arap Ordusunun sayısı belirsiz sivili gazla zehirlediğine %100 eminler.

1.Fakat bunun için kadınları etkilemeyen özel bir çeşit sarin kullanmış olmaları gerekiyor.
2.ABD, dört gün boyunca cinayet için hazırlık yaptıklarını görmüş ama müdahale etmemiş.

Bu ay öne çıkanlar