2 Eylül 2013 Pazartesi

Nato Şeyhi Karadavi yine zırvaladı; "Batılılar Suriye'ye saldırmalı."

Karadavi
Karadavi


"NATO Şeyhi” lakaplı Yusuf Karadavi dünkü Cuma hutbesinde Batılıların Suriye saldırısına açık destek vererek “dış güçlerin Allah’ın intikamının araçları olduğunu” iddia etti!


“NATO Şeyhi” lakaplı Yusuf Karadavi dünkü Cuma hutbesinde Batılıların Suriye saldırısına açık destek vererek “dış güçlerin Allah'ın intikamının araçları olduğunu” iddia etti!

Karadavi, Katar'ın başkenti Doha'da verdiği ve Katar televizyonundan yayınlanan Cuma hutbesinde “Keşke öldürülen yüzlerce kardeşimizin intikamını bizler alabilseydik, fakat Allah onların intikamını alabilecek kişileri bu iş için hazırlıyor. Allah'tan yaptıkları için onları cezalandırmasını istiyoruz. Başlarına gelenleri haklediyorlar” dedi.

Suriye'deki kimsayal saldırı MOSSAD'ın planı

Suriye'deki kimsayal saldırı MOSSAD'ın planı
Suriye'deki kimsayal saldırı MOSSAD'ın planı


Cartalucci: ABD’nin Suriye Karşıtı İddiaları Hiçbir Kanıta Dayanmıyor

"Wall Street Journal, ABD’nin iddialarını İsrail’in Mossad istihbarat kuruluşunun Merkezi Haberalma Teşkilatı’na verdiklerinden alıntıladığını ortaya çıkardı. Bunlar, Irak Savaşı’na yol açan, Libya Savaşı’na yol açan ve 3 yıldır Suriye sınırları üzerinde ve içinde faaliyet yürüten aşırıcılara devamlı desteği meşrulaştırmak için yapılan imalatların tekrarıdır."

Teyit edildi: ABD'nin Suriye karşıtı iddiaları hiçbir kanıta dayanmıyor
Tony Cartalucci
Information Clearing House
Wall Street Journal, pek çok kişinin şüphelendiği şeyi, Batı'nın, Suriye hükümetinin üzerine yapıştırılan son varsayılan “kimyasal saldırılar” hakkındaki sözde “kanıt”larının, Batı'nın kendi müphem istihbarat kuruluşları tarafından ortaya atılmış bir imalat olduğunu teyit etti.  
Wall Street Journal, ABD'nin iddialarını İsrail'in Mossad istihbarat kuruluşunun Merkezi Haberalma Teşkilatı'na verdiklerinden alıntıladığını ortaya çıkardı. Bunlar, Irak Savaşı'na yol açan, Libya Savaşı'na yol açan ve 3 yıldır Suriye sınırları üzerinde ve içinde faaliyet yürüten aşırıcılara devamlı desteği meşrulaştırmak için yapılan imalatların tekrarıdır.

Wall Street Journal'da yayınlanan "Suriye'den gelen istihbarat artarken, ABD ve müttefikleri eyleme hazırlanıyor" başlıklı makalede şunlar belirtiliyor:

ABD Suriye'yi vurmak zorunda ama Suriye kolay lokma değil: Obama Kutsal Tomahawk Savaşına Hazırlanıyor

suriye abd
suriye abd


Escobar: Obama Kutsal Tomahawk Savaşına Hazırlanıyor


Suriye Libya gibi “çantada keklik” olmayacaktır: ki bütün cephelerde tükenmesine rağmen Kaddafi bile NATO insani bombalamasına başladıktan sonra sekiz ay boyunca direnmişti. Suriye, 200 bin askerden oluşan yorgun ama hâlâ güçlü bir orduya, çok miktarda Sovyet ve Rus silahına, çok iyi uçaksavar sistemlerine ve İran ve Hizbullah’tan asimetrik savaş uzmanlarının tam desteğine sahip.

Pepe Escobar

Asia Times

2011'deki Libya savaşını meşrulaştırmak için başvurulan “koruma sorumluluğu” saçma bir şekilde Suriye'ye “saldırma sorumluluğu”na dönüştü. Çünkü Obama yönetimi öyle diyor.

Pazar günü Beyaz Saray, Beşar Esad hükümetinin kendi yurttaşlarına karşı kimyasal silah kullandığı konusunda “çok az şüphesi” olduğunu söyledi. Pazartesi günü Dışişleri Bakanı bunu “inkâr edilemez” seviyesine yükseltti ve Esad'ı “ahlaksızlık” ile suçladı.

Şu halde ABD 2004 sonunda Felluce'yi beyaz fosforla bombaladığında yüksek ahlakla hareket ediyordu. Ve ABD 1988'de Saddam Hüseyin'in İranlılara gaz atmasına yardım ederken yine yüksek ahlakla hareket ediyordu.

Obama yönetimi, Esad'ın BM kimyasal silah denetçilerinin Suriye'ye girmesine izin verdiğine ve onların gelişini kutlamak için denetçilerin kaldığı otele sadece 15 kilometre uzaklıkta, çoğu kadın ve çocuk olan insanlara karşı bir kimyasal silah saldırısı gerçekleştirdiğine hükmetti. Eğer buna inanmazsanız, komplo teorisi yazıyorsunuz.

Kanıt mı? Kanıt kimin umurunda? Esad'ın denetçilere giriş izni vermesi “çok geç” oldu. Her durumda, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'un sözcüsünün söylediğine göre BM ekibine sadece kimyasal silahların kullanıp kullanılmadığını ortaya çıkarma yetkisi verildi – kimin tarafından kullanıldığını ortaya çıkarma yetkisi değil. 

Obama yönetiminin ve İngiliz Başbakanı “Arabistanlı” David Cameron'un – şirket medyası füze yağmurlarıyla desteklenen şekilde – ilgilendiği bakımdan bu, önemsizdir; onlara göre Obama'nın “kırmızı çizgisi” Esad tarafından çiğnenmiştir. Washington ve Londra, kararla çelişecek her tür olguyu reddetmek için ellerinden gelen her şeyi yapma noktasındadırlar. Saldırma sorumluluğu türünden kamuoyunu yanıltma amaçlı haberler hâkimdir. Eğer her şey 2. Irak gibi görünüyorsa, gerçekten böyle olduğu içindir. Politika etrafına olgular yerleştirme zamanı – yeni baştan. Kitle aldatma silahları zamanı – yeni baştan.

Suudi-İsrail eğlence ekseni

Savaş için fırsat penceresi şimdi açıktır. Esad'ın güçleri, Kusayr'dan Humus'a kadar kazanıyordu; “isyancı” kalıntılarını Şam periferisinden çıkarıyordu; Suriye-Ürdün sınırını geçen, gelişmiş silahlara sahip CIA eğitimli “isyancılara” karşı-vuruş gerçekleştirmek için Deraa çevresine yerleşiyordu ve “isyancılar” ile cihadçıları Halep'in banliyölerinden kovacak bir darbe organize ediyordu.

Şimdi İsrail ve Suudi Arabistan gerçekten heyecan içinde, çünkü bilindik köpek sallama metodlarıyla hayal ettikleri şeyi elde ediyorlar. Tel Aviv, bunu nasıl istediğini bile belli etti: bu pazartesi günü Yedioth Ahronoth gazetesi “Saldırı Yolunda” manşetiyle çıktı ve hatta ideal muharebe düzenini yayınladı.

Aylar önce, İsrail Ordusu İstihbarat Müdürlüğü AMAN bile, Esad'ın Obama'nın kimyasal silah “kırmızı çizgisi”ni çiğneyecek kadar ahmak olmadığını söylemişti. Bu yüzden de “iki dolaşık kırmızı çizgi” konseptini ortaya attılar; bunlardan ikincisi, Suriye hükümetinin “kimyasal silah depolarının ve üretim tesislerinin kontrolünü kaybetmesi” idi. AMAN bundan sonra Washington'a, uçuşa yasak bölgeden (kara saldırısını da içerecek şekilde) silahlara el konulmasına kadar farklı stratejiler önerdi.
Şimdi bir numaralı seçeneğe – kimyasal silah depolarına yönelik hava saldırılarına – dönüldü. Sanki ABD – ve İsrail – şu ana kadar, bu depoların tam olarak nerede olduğuna dair bir istihbarata sahipmiş gibi. 

1 Eylül 2013 Pazar

Anadolu Ajansı kimin ajansı? Bizim mi Siyonizmin mi?



Türkiye basınında yuvalanmış gizli Yahudiler, Sabetayistler, Masonlar, Suriye sorununun İsrail ve ABD menfaatlerine sonuçlanması için Türkiye ayağında ne yapılması gerekiyorsa hiç utanmadan yapıyorlar. Devletin resmi ajansını bile buna alet ediyorlar. Milyonlarca T.C. vatandaşını yalanlarla aldatıyorlar. Sorumluların soruşturulup cezalandırılmasını talep ediyoruz. Anadolu Ajansı da Siyonizme mi çalışıyor?

İki yüzlü ABD... ABD eski dostu Esad'ı diktatör diye devirmek istiyor ama diktatör Suudi Kralı ve Katar Kralı ile sıkı fıkı!...

ABD
ABD

"Batı'nın gerçek hedefi, Esad'ın vahşi rejimi değil" 

İndependent gazetesinin tanınmış yazarı Robert Fisk"Batı'nın gerçek hedefi, Esad'ın vahşi rejimi değil, onun müttefiki İran ve nükleer silahlarıdır" savını dillendirdiği yorumunda Batılı ve Doğulu hükümetlere sert eleştirilerde bulunurken iğneyi kendine de batırdı.

(ANKA) - Suriye krizi dünya gündeminin ön sıralarında yer almayı sürdürürken İndependent gazetesinin tanınmış yazar ve Ortadoğu uzmanı Robert Fisk, "Batı'nın gerçek hedefi, Esad'ın vahşi rejimi değil, onun müttefiki İran ve nükleer silahları" derken "yalanlar ve ikiyüzlülüğe" vurgu yaptı.

Robert Fisk, "Şimdiye dek ikiyüzlülüğünün bu denli yaşandığı bir Ortadoğu savaşı hiç olmuş muydu? Korkaklığın bu kadar bulunduğu, etiğin bir o kadar eksik, sahte söylemler ve aşağılamanın bu denli görüldüğü bir savaş yaşanmış mıydı?" sözleriyle başladığı yorumunda hem doğulu, hem de batılı hükümet ve kamuoylarının Suriye krizine takındıkları tavrı sert dille eleştirdi.

-"WASHİNGTON, KATAR VE ARABİSTAN'A TEK ELEŞTİREL SÖZ SÖYLEMEDİ"-

Bu ay öne çıkanlar