malatya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
malatya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2014 Salı

Tehlike kapıda: Hani o füze kalkanı Rusya'ya karşı değildi?



ABD 11 Eylül 2001’de uğradığı terör saldırılarını bahane ederek ilk aşamada özellikle Kafkasya'da füze savunma sistemi yerleştirilmesine karar vermişti. ABD, daha sonra NATO’nun da desteğiyle Doğu Avrupa'ya füze kalkanı kurulması projesini geliştirip yaygılaştırmaya başladı.


Kendi sınırlarının bu denli kuşatılmasına itiraz eden Rusya'ya ise füze kalkanının İran’dan ABD ve Avrupa’ya atılacağı iddia edilen balistik füzelere karşı olduğu anlatıldı. Ama Rusya bu gerekçeyi başından beri hiç ciddiye almıyordu. Sovyetler Birliği’nden ayrılan Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya ve Slovenya gibi Doğu Avrupa ülkelerinin ABD'ye bu denli yaklaşmasından rahatsız olan Rusya, bu ülkelere yerleştirilen füze savunma sistemini kendi ülkesine karşı bir tehdit olarak algılıyordu.


Batı, Rusya'nın endişelerini görmezden geldi. 2010 yılında NATO'nun, Devlet ve Hükümet Başkanları esnasında yapılan bir zirvesinde yeni bir stratejik yol haritası çizildi. Bu yol haritasında NATO, bölgesel füze savunmasını artık ittifakın bir ilkesi olarak kabul ediyordu. "Yeni Stratejik Konsept"e göre füze savunmasının genişlemesi için de düğmeye basılmıştı.


Konseptte şöyle deniliyordu:


“NATO, bir bölgesel füze savunma sisteminin komuta ve kontrol merkezi kurmak için kendi aktif kademeli harekât balistik füze savunma sistemini genişletmeyi kabul etmelidir.”


İRAN YALANI VE “FÜZE KALKANI BUNALIMI”NIN BAŞLANGICI



Bu karardan sonra Batı ile Rusya arasında füze savunması nedeniyle yaşanılan gerginlikler "füze kalkanı bunalımı"na dönüşmüştü. Batı yorulmadan kalkanın İran'a karşı kurulacağını iddia ediyordu. Rusya ise kendi sınırlarını bir çember gibi kuşatan sistemin kendisine karşı yapılan bir tahrik unsuru olduğunu bilerek sistemin Doğu Avrupa'da yaygınlaşmasını engellemek için çırpınıyordu.


Hatta iddialara göre; 2010 yılında Rusya’nın Çin ile birlikte BM Güvenlik Konseyi'nin İran’a karşı yaptırım karar tasarısına onay vermesi, ABD'nin Doğu Avrupa'da kurmak istediği savunma siteminden taviz vereceği umuduna dayandırılıyordu. Rivayete göre, Rusya ABD'nin bu tavizine karşılık BM Güvenlik Konseyi'nin İran’a karşı yaptırım karar tasarısına onay vermeyi kabul etmişti. Ve İran’a uygulanacak yaptırımlar dolayısıyla ekonomik zarara giren Rusya’nın büyük şirketlerine Batı tarafınca uygulanan zorlama tedbirlerinin de yumuşatılacağı sözü verilmişti.

Bu ay öne çıkanlar