beyaz miğferliler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beyaz miğferliler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2017 Pazar

Suriye'deki son kimyasal saldırı tiyatrosunda bir Türkiye televizyonu şüpheli | Kimyasalları taşıyan örgüt üyesi konuştu | Akademi Dergisi

akademi dergisi, beyaz miğferliler, gerçek yüzü, gizlenen gerçekler, ılımlı muhalifler, kimyasal silahlar, Mehmet Fahri Sertkaya, suriye sorunu, türkiye, velid hindi,

Suriye Devlet Televizyonu, hazırladıkları kurgu videolarla bilinen "Beyaz Miğferliler" ile ilgili olarak, örgütün eski üyeleri olduğu iddia edilen kişiler tarafından yapılan itirafları yayımladı. Suriye Resmi Arap Haber Ajansı'nda (SANA) yer alan haberde, bir Türk televizyonunun da işin içerisinde olduğu iddia edildi.

Suriye televizyonunun dün akşam yayınladığı itiraflarda, örgütün eski üyeleri Halep’in muhtelif bölgelerinde çekimi yapılan film ve fotoğrafların hazırlanış şekline ilişkin aktarımlarda bulundu. Yapılan itiraflarda Velid Hindi isimli bir şahıs, "Beyaz Miğferliler Dostları" isimli yapıda 3 yıldan fazla bir süre faaliyet gösterdiğini belirtti. Velid bu süre boyunca "Yerel Meclis" adıyla bilinen ve "ılımlı muhalifler" adı verilen oluşumdan para aldığını ifade ederken, bu paraların Arap Körfez devletleri tarafından finanse edildiğini söyledi.

Hindi ayrıca, kendilerine kimyasal silah saldırısı yapılacağı haberinin ve kimyasal maddelerden korunmaları için özel kıyafetler verildiğini belirtti. Ardından Türkiye'ye ait bir televizyon kanalının sinema filmi çeker gibi görüntüler çektiğini söyleyen Hindi, bu görüntülerin Suriye ordusunu suçlama amacıyla kullanıldıklarını ifade etti. Görüntülerin İbrahim Hac ve Muhammed el Seyid adlarıyla bilinen kişiler tarafından çekildiğini söyleyen Hindi,; bu gibi görüntülerin hazırlanması çalışmalarında birçok kez yer aldığını da iddia etti.

"KİMYASAL MADDELERİ BEN TAŞIDIM"

İtiraflarda bulunan bir diğer isim olan İmad Abdüccevad ise, Halep’te bulunan muhaliflerin ellerinde kimyasal maddelerin bulunduğundan emin olduğunu, bu maddeleri bizzat kendisinin taşıdığını söyledi.

Abdüccevad, muhaliflerin saflarında faaliyet gösterdiği sırada bu maddeleri kamufle ettiklerini ve kendisinden bunların temizlik maddeleri olduğunu söyleyip Sükkeri Semtinden Amiriye Semtine aktarmasını talep ettiklerini ifade etti.

Bir defasında bu maddelerle yüklü 2 aracı boşaltıp üçüncüsünü boşaltırlarken kokunun kendilerini etkilediğini belirten Abdüccevat; bunun üzerine gerçekte ne olduğunu öğrenmeye çalıştıklarını söyledi. Abdüccevat, 3 araba dolusu kimyasal maddeyi bir binanın girişine bırakmalarının ardından, o maddelerin kimyasal gaz maskeleri ve özel kıyafetler giyen başka şahıslarca binanın içine taşınıp yer altında bulunan depolara saklandığını gördüklerini belirtti. 

Bu maddelerin saldırılarda kullanılan ve "cehennem topu" adı verilen mutfak tüplerine doldurulduklarını da gözleriyle gördüklerini ifade eden Abdüccevat, daha sonra bunu görenlerin tümünden silahların alındığını sözlerine ekledi.


21 Nisan 2017 Cuma

Konaşenkov’dan Üzümcü’ye: Sarin gazı kullanıldıysa, Beyaz Miğferliler neden maske takmıyor? | Akademi Dergisi

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, idlib, kimyasal silahlar, suriye sorunu, igor konaşenkov, opcw, rusya, beyaz miğferliler, sarin gazı, ahmet üzümcü


Rusya Savunma Bakanlığı, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün İdlib’de gerçekleştirildiği iddia edilen kimyasal silah saldırısında ölenlerin otopsi işleminde sarin gazına ilişkin bulgulara rastlandığına ilişkin açıklamasına, şüpheyle yaklaştı. Bakanlık, Beyaz Miğferliler üyelerinin bölgede gaz maskesiz dolaştığına dikkat çekti.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) Genel Direktörü Ahmet Üzümcü’nün Suriye’nin İdlib kentinde gerçekleştirildiği iddia edilen saldırıda hayatını kaybettiği söylenen kişilerin otopsi sonuçlarında sarin gazına ilişkin bulgulara rastlandığı yönündeki açıklamasını değerlendiren Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, aceleyle elde edilen bu sonucun şüphe uyandırdığını ifade etti.

Üzümcü’nün açıklamasının OPCW’nin tamamını zan altında bıraktığını kaydeden Konaşenkov, Rusya Savunma Bakanlığı’nın OPCW’den net yanıtlar beklediklerinin altını çizdi.

‘HİÇBİR OPCW YETKİLİSİ BÖLGEYE GİTMEMESİNE RAĞMEN…’

“İki haftadır hiçbir OPCW yetkilisi bölgeye gitmemesine rağmen, Ahmet Üzümcü, Han Şeyhun’daki durumu hemen anladı. Örnekler nereden, kimin tarafından ve nasıl alındı? Halep’teki hardal gazı olayında standart OPCW prosedürleri uzun süreli bir araştırmaya işaret ederken, OPCW’de bu biyolojik örnekleri bu kadar hızlı şekilde kimler inceledi?” sorularını yönelten Konaşenkov, şu ifadeleri kullandı:

➥ “Eğer Han Şeyhun’da gerçekten sarin gazı kullanıldıysa, OPCW, Beyaz Miğferli

ler şarlatanlarının gaz maskesi takmadan bölgede bulunmasını nasıl açıklayabilir? Zira bunu herkes gördü. Üzümcü’den tüm bu sorulara en kısa sürede net yanıt bekliyoruz.”

‘ÇIKARIMLAR SİYASİ MOTİFLİ HİPOTEZLER ŞEKLİNDE OLMAMALI’

OPCW’nin büyük bir sorumluluğu bulunduğunun altını çizen Konaşenkov, bu nedenle örgütün yapacağı tüm açıklamaların ve çıkarımların siyasi motifli hipotez değil, bilimsel metot ve formüllerle kanıtlanmış bir vaka tebliği olması gerektiğini vurguladı.

Konaşenkov ayrıca bu çıkarımların diğer uzmanlar tarafından denetlenebilecek şekilde erişime açık olması gerektiğini belirtti.

NE OLMUŞTU?

Üzümcü, “OPCW laboratuvarlarındaki analizlerimiz, sarin gazı ya da sarin benzeri bir madde kullanıldığını gösteriyor. Daha detaylı laboratuvar analizleri sunulacak olsa da, şimdiye kadar ulaşılan analizler kesinlik arz ediyor” demişti.

OPCW İcra Konseyi toplantısının ilk gününde açıklanan raporda da;

➥ “Analiz sonuçları, kurbanların sarin gazı veya benzer bir madde yüzünden zehirlendiğini gösteriyor. Hastanede bulunan yedi yaralıdan daha alınan biyomedikal malzeme de OPCW’nin iki laboratuvarında incelendi. Sonuçlar bu yaralılarında da sarin veya benzer maddelerden zarar gördüğünü gösterdi” ifadelerine yer verilmişti. (Sputnik)

9 Nisan 2017 Pazar

Her şey kurgu, katliam gerçek: Yapanlar da İngiliz istihbaratının kontrolündeki Beyaz Miğferliler... | Suriye'de aslında neler oluyor? | Akademi Dergisi

akademi dergisi, mehmet fahri sertkaya, beyaz miğferliler, idlib, kimyasal silahlar, suriye sorunu, el nusra, akp'nin gerçek yüzü, cia, mossad,

Kimyasal Saldırı İddiasında Skandal

İsveç İnsan Hakları Doktorları Örgütü (İsveç İnsan Hakları Doktorları (Swedish Doctors for Human Rights SWEDHR) Organizasyonu; ‘Beyaz Miğferliler’ olarak adlandırılan ve temelde Nusra Cephesinin bir bileşeni olup Londra’da İngiliz istihbaratı tarafından teşkil edilen oluşumun; İdlib kırsalı Han Şeyhun Beldesindeki kimyasal silah iddialarını deşifre etti.

Amerikan Futures Today web haberi sitesinin yayınladığı raporunda SWEDHR; ‘Beyaz Miğferlilerin’ kimyasal silah iddiasında kullandıkları bir videoyu analiz etmeleri sonucunda skandal sonuçlar ortaya çıktığını belirtti. SWEDHR görüntülerin cümleten ve ayrıntılarıyla tamamen uydurma olduğuna vurgu yaparken, ‘Beyaz Miğferlilerin’ kurtarma operasyonu olarak iddia ettikleri görüntülerin, görüntülerde görülen çocuk ve masum insanlara soğuk kanlılıkla uyguladıkları vahşi katliamlardan ibaret olduğunun altını çizdi. 

‘Beyaz Miğferlilerin’ kimyasal silah saldırısı görüntülerine sözde gerçeklik kazandırmak için videoda kullandıkları çocuk ve diğer sivil insanlara uyuşturucu enjekte ettiklerine dikkat çeken SWEDHR; ardından sözde onları kurtarmak için kalplerine aşırı dozda adrenalin enjekte ederek kameraların önünde onları katledip katliamda bulunduklarının tespit edildiğini ifade etti. 

SWEDHR; kimyasal saldırı kurbanlarına ilk müdahalenin kalplerine adrenalin enjekte etmekle yapılmadığına dikkat çekerken, görüntülerde yer alan bir çocuğun kimyasal zehirlenme belirtileri göstermediğini, aşırı miktarda uyuşturucu aldığının net bir şekilde görüldüğüne vurgu yaptı. 

Görüntülerin analizinde ‘Beyaz Miğferlilerin’ bu işin uzmanı olmadıklarının net bir şekilde görüldüğüne dikkat çeken SWEDHR; görüntülerin kameralar önünde tescillenmiş bir katliam olduğunu belirtti.

DİKKAT! 

Bu haber dünya genelinde SANSÜRLENİYOR. Facebook, Instagram, WhatsApp ve benzeri Amerikan/Siyonist sosyal ağlarında, Siyonistlerin kontrolündeki basın ve medyada ve özellikle de Google'da büyük oranda sansürleniyor. Haberi doğrulamak, daha fazla bilgi sahibi olmak için şu adresle iletişime geçin: 
Info@swedhr.org 




Bu ay öne çıkanlar